28 Şubat 2012 Salı

‘Gölge CIA’in Türkiye işleri

Wikileaks dünyayı sallamaya devam ediyor
‘Gölge CIA’in Türkiye işleri WikiLeaks, bu kez de ‘Gölge CIA’ olarak gösterilen ABD düşünce kuruluşu Stratfor’un sırlarını ortaya döktü. Stratfor’un 2004-2011 arasındaki 5.5 milyon e-postasını ele geçiren WikiLeaks, dün bunların 167’sini yayınladı. Bu e-postalar arasında Türkiye analizleriyle ilgili çarpıcı detaylar da var...
 Amerikan hükümetinin gizli yazışmalarını yayınlayarak tüm dünyada büyük bir deprem yaratan WikiLeaks, yine bomba etkisi yapacak dokümanları ortaya çıkardı. ABD’nin en büyük düşünce kuruluşlarından Stratfor’a ait 5.5 milyon e-postayı ele geçiren WikiLeaks, 2004 ile 2011 yılları arasında yapılan bu yazışmalara nasıl ulaştığını açıklamadı. Ancak e-postaların uluslararası internet korsan grubu Anonymous tarafından Aralık 2011’de Stratfor’a düzenlenen siber saldırı sırasında ele geçirildiğine kesin gözüyle bakılıyor. Anonymous, aralık ayında Stratfor’a ait milyonlarca e-postayı indirdiğini duyurmuş ve iç yazışmalarını şifrelemediği için şirketle alay etmişti.

4 Türk gazeteci kaynak

Aşamalı olarak yayınlayacağı belirtilen belgelerin ilk kısmı olan 167 e-posta dün siteden yayınlandı. Bu e-postalar arasında Türkiye analizleriyle ilgili yazışmalar da var. Stratfor’un Türkiye ile ilgili analizlerinde Kamran Bokhari, Reva Bhalla isimleri öne çıkıyor. Bu kişiler, Türkiye’deki kaynakları aracılığıyla istihbarat toplama faaliyetleri yürütüyor. Türkiye’deki operasyonun başında ise “TÜSİAD’ın ABD temsilcisi” olarak görünen Emre Doğru var. Doğru’nun bilgi kaynakları arasında, 4 Türk gazetecinin olduğu da ortaya çıktı.

‘İşbirliğine hazırlar’

Doğru, 20 Aralık 2010’da Stratfor’un kurucusu ve CEO’su George Friedman’ın eşi Meredith Friedman’a gönderdiği e-posta’da yeni bilgi kaynaklarını şu şekilde tarif ediyor:

- Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’ndan biri kadın iki kişi. Erkek Ortadoğu’da enerji güvenliği konusunda uzman. Kadın ise Kafkaslar, Orta Avrupa ve Karadeniz üzerinde çalışıyor. Katıldığım güvenlik konferansından sonra kişisel bir dostluğumuz başladı ve işbirliğine hazırlar. Bize değerli bilgiler sağlayacaklarına eminim.

- Türk ordusunun stratejik araştırma merkezinden bir uzman. İşbirliği yapmak istiyor. İletişim bilgilerimizi birbirimize verdik. Ancak yeterliliği konusunda şüpheliyim.

- Bir Türk hava kuvvetleri subayı. Stratejik planlamanın başında. Söylediğine göre, Hava Kuvvetleri Komutanı Milli Güvenlik Konseyi toplantılarına katıldığında konuşma notlarını o hazırlıyormuş. Sorularım olursa yanıtlamaktan mutluluk duyacağını söyledi.

- Türk Dışişleri’nin NATO biriminden bir diplomat. Karşılıklı bilgi verme konusunda sözleştik. Bu birimde tanıdığım ama gerektiğinde ulaşamadığım çok kişi var.

- Uluslararası Ticaret Müsteşarlığı’ndan bir uzman. Okul yıllarımdan tanıyorum. Bana istediğim her şeyi sorabileceğimi söyledi.

- Bize daha önce PKK’nın ateşkesleri konusunda 3 kez bilgi veren Kürt kaynağım, CHP yönetiminin bir üyesi oldu.

‘Kaynaklarımız güçlü’

Stratfor’un hazırladığı bir iç değerlendirme raporunda Türkiye ve Afganistan’da kaynakların güçlü olduğuna dikkat çekiliyor: “Bu iki ülkede siyaset ve güvenlik konusunda stratejik ve taktik durumla ilgili bilgi sağlayabileceğimiz çok sayıda kaynak var. Her ne kadar sıklıkla kullanmasak da ekonomik bilgiler için Türk kaynaklarda iyi seçim yapmışız.”

Asıl Türkiye belgeleri 6 Mart’ta

WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange, Londra’da düzenlediği basın toplantısında son ‘sızıntı’ hakkında detaylı bilgiler verdi. Assange, Stratfor’un kendini “küresel istihbarat organizasyonu” olarak tanımladığını ancak “rüşvet ve kurumların içinde bulunan kişiler aracılığıyla bilgi topladığını” savundu. Assange, e-postalarda Türkiye’yle ilgili de önemli bilgiler olduğunu söyleyerek, “Fakat henüz çok küçük bir kısmına bakabildik” diye konuştu. Site de, Türkiye’yle ilgili belgeleri 6 Mart’ta yayınlayacağını açıkladı.

STRATFOR’UN TÜRKİYE ANALİSTİ

‘Kaynak değerliyse yatarım bile’ iması

Stratfor’un siyasi uzmanlarından Reva Bhalla; Ortadoğu, Türkiye, Güney Asya ve Latin Amerika konularında çalışıyor. Suriye asıllı Bhalla’nın yazışmalarında ilginç bir detay da yer alıyor. Şirket kurucusu George Friedman, kendisine bir bilgiyi veren Reva Bhalla’yı kaynağına dikkatli yaklaşıp yaklaşmadığı konusunda sorguluyor ve “Eğer bir kaynağın değerli olabileceğine inanıyorsan, onu kontrolün altına almalısın. Bu da maddi, cinsel ya da psikolojik kontrol demek - ki ona kaynağını açıklattıracak ve görevler verebilecek duruma gelebilesin” diye yazıyor. Friedman’a göre kaynağı uzun uzun konuşturup dikkat uyandıracak sorular sormak yerine, kişisel olarak analiz edip, kontrol hedefine doğru ilerlemek gerek.

AIDS riski fazla!

WikiLeaks’in yayınladığı Stratfor iç yazışmasında Reva’nın Friedman’ın tavsiyelerine uyduğu da net bir şekilde ortaya çıkıyor. Reva ile Byless Parsley isimli bir uzman arasında geçen konuşma şöyle:

- BP: Bunların hepsini nasıl elde ettin?

- RB: Kahve sayesinde.

- BP: Bu günlerde bu işe kahve mi diyorlar?

- RB: Ha ha! Kapa çeneni!

- BP: İnanılmaz, iyi bari George seni Afrika uzmanı yapmıyor. Orada AIDS riski çok fazla

- RB: Byless defol!

- BP: Yaran olur veya kaynaklarının yarası olur. Bu yarayı kanatırsın falan...

ÇARPICI TÜRKİYE ANALİZLERİ

3 tip militan grup var Kürtler, solcular, İslamcılar

Kurumun hazırladığı bir başka Türkiye raporunda ise ülkede takip edilmesi gereken tartışmalar şöyle sıralanıyor:

- Türkiye’de üç tip militan hareket var: Kürtler, solcular, İslamcılar. Aşırı milliyetçi, sağcı hareketler de takip edilmeli.

- Türk ordusu zaman zaman Kuzey Irak’a rutinleşmiş kara ve hava operasyonları düzenliyor. Ancak büyük bir saldırı için de dikkatli olunmalı.

- Türk siyasetindeki asıl fay hattı Ak Parti ile ordunun başını çektiği laik kurumlar arasında. İki tarafın hareketleri de takip edilmeli.

- Ilımlı İslamcı Fethullah Gülen hareketinin iktidar partisiyle karmaşık ilişkisi ülkedeki zayıf noktalardan biri. En büyük nedeni yürütme üzerindeki artan etkisi. Ayrıca Kemalistlerin bu harekete nasıl karşılık vereceği ve hükümetin hareketleri izlenmeli.

- Kürt sorununun çözümü için hükümetin atacağı adımlar ve özellikle ordunun tepkileri takip edilmeli.

- Türkiye’nin Ortadoğu’ya müdahaleleri İran’la bir çekişme doğurdu. İki tarafın hamleleri izlenmeli. Aynı zamanda İsrail’le ilişkilerini nasıl yürüteceğine de dikkat edilmeli.

- Türkiye dünyanın 17’nci büyük ekonomisi ve Stratfor’a göre bir süper güç olma yolunda.”

ÇARPICI ORTADOĞU ANALİZLERİ

İsrail, İran’ı Kürtlerle vurdu

İlk gün yayınlanan mesajlar arasında en dikkat çekici olanlardan biri, Kasım 2011 tarihli... Bu tarihlerde İran’ın nükleer çalışmalar yürüttüğü iki askeri tesiste patlamalar meydana gelmiş, 17 İranlı asker hayatını kaybetmişti. Bu patlamaların “İsrail’in bir sabotajı olabileceği” öne sürülse de, İran yönetimi yalanlamış ve patlamaların “insan hatasından kaynaklandığını” savunmuştu. Dün ortaya çıkan e-postada, Amerikan düşünce kuruluşunda çalışan bir yetkili Tahran’da İran’ın füze üssündeki patlamayla ilgili ne düşündüğünü bir kaynağa soruyor. Stratfor çalışanı, kaynağa İsrail’in İran’a karşı askeri bir operasyon hazırlığıyla ilgili fikirlerini de belirtmesini istiyor. Kaynağın cevabı ise çok daha ilginç: “Bunun bir oyalama taktiği olduğunu düşünüyorum. İsrail, İran’ın toprak yüzeyinde bulunan bütün nükleer tesislerini imha etti.”

‘İran’la savaş Türklere yarar’

Yazışmalardan birinde ise Stratfor çalışanlarından Kamran Bokhari, “İsrail gerçekten İran’a saldırır mı?” diye soruyor ve bunun Türkiye’yi zor durumda bırakacağını, Türkiye’nin karşı çıkmak zorunda kalacağını ve ABD ile ilişkilerin bozulabileceğini söylüyor. Buna karşılık George Friedman, “Türkiye, İsrail ve ABD ile arasını bozabilir. Bu, Erdoğan’ın beklediği bir fırsat. İran daha görünür olur ama daha güçlü olmaz. Saldırıdan bir yıl sonra, temelde var olan zayıflıkları hala geçerli olur ve Türkiye’ye bağımlılığı artar. Bence bunun sonucu, Türkiye’nin gücünün artması olur” diye yazıyor. Friedman ayrıca, ABD’nin, İran’a saldırı konusunda İsrail’den önce davranabileceği tahmininde bulunuyor.

EMRE DOĞRU VATAN’A KONUŞTU: Ajanlık değil, ticari lobicilik

Belgelerde adı, Stratfor’un Türkiye operasyonunun başındaki isim olarak geçen Emre Doğru, yüksek öğrenimini Brüksel ve Fransa’da tamamlamış. Halen Koç Üniversitesi’nde doktora yapan veTÜSİAD’ın ABD Temsilcisi olan Doğru, belgelerle ilgili şunları söyledi: “WikiLeaks’in bu belgeleri yayınladığını sizden öğrendim. Bahsedilen e-postalar ve Türkiye’deki arkadaşlarımızın istihbarat faaliyetleriyle ilgisi yok. Yaklaşık 3 ay önce ayrıldığım Stratfor ticari bir firmadır ve amacı da para kazanmaktır. Aynı zamanda bir düşünce kuruluşu olduğu için yatırım yapılması düşünülen yerlerin ekonomik ve ticari altyapısına yönelik bilgiler toplar. Benim yaptığım da çalıştığım dönemde her ticari kuruluşta yapıldığı gibi ticari lobicilik yapmaktan öteye gitmemiştir. Stratfor firması yöneticileri de Türkiye’ye gelirken gizli kapaklı değil açıkça gelmişlerdir. Benim farklı kesimlerden insanlarla tanışma amacım enerji, güvenlik ve ticaret gibi konularda fikir alış verişi yapmak içindi. WikiLeaks bu yazışmaları istihbarat yazışmaları olarak verdi diye ben istihbarat faaliyetleri yürütmüş olmam.” Stratfor’un 22 Nisan 2011 tarihli bir iç yazışmasında, kurumun müşteri listesinde TÜSİAD’ın da adı geçiyor.

‘Jeopolitik analiz kuruluşu’

STratfor küresel bazda faaliyet gösteren bir istihbarat şirketi. 1996 yılında Teksas’ta dünyaca ünlü siyaset bilimci George Friedman tarafından kuruldu. Stratfor hazırladığı analizleri, devlet kurumlarına, askeri yetkililere ve büyük şirketlere “gizli kalmak” kaydıyla gönderiyor. Amerikan basınında bir zamanlar “Gölge CIA” olarak tanımlanan Stratfor, kendisini jeopolitik analiz kuruluşu olarak tanımlıyor. Şirket yönetimi belgelerin ortaya çıkmasından sonra “kurumumuz bir hırsızlık vakasının mağduru olmuştur. Sorulara muhatap olarak ikinci kez mağdur olmaya niyetimiz yok” açıklamasını yaptı. Belgelerin aralık ayında çalınmasından sonra kurumun CEO’su George Friedman, büyük bir komplonun izlerini arayanların hayal kırıklığına uğrayacağını söylemişti.