9 Şubat 2011 Çarşamba

Asker 'kâğıttan kaplan' demek ille de darbe istemek değildir / Can Ataklı

Süheyl Batum’un “Asker kâğıttan kaplan çıktı” sözleri çok tartışılıyor. Doğrudur. Ama amaçlar farklıdır.
Süheyl Batum’u bilenler, Türkiye’deki gelişmelere sağlıklı bakanlar; sağduyulular, siyasi çıkarlar için her olayı çarpıtmayı ahlâksızca bulanlar, bu sözlerin ne anlama geldiğini elbette anlıyor ve biliyor.

İktidar ve yandaşları ise aynı taktikle “mal bulmuş” gibi bu sözlerin üzerine atlayıp “İşte biz yıllardır darbe olacak diye çırpınıyorduk, kanıtı bu” diyebiliyorlar. Ne diyeyim, üç yıldır anlatıyoruz, ama iktidardan “beslenenler” beslenmenin devamı için böyle konuşmaya bir yerde mecbur hissediyorlardır kendilerini.

Gelelim Batum’un sözlerine.
Bülent Arınç’ın “İyi ki bu orduyla savaşa girmemişiz” sözleriyle Batum’un “Asker kâğıttan kaplan çıktı” sözleri arasında ne fark var?

Arınç aynı sözleri söyleyince “demokratik dik duruş“ oluyor da Batum söyleyince neden “darbe çağrısı” olarak kabul ediliyor?
Bunu geçelim.

Batum’un sözleri o kadar da yanlış değil ki. “Kâğıttan kaplan” tanımı belki bir siyasetçi ağzından çıkınca garip oluyor ama, askerin durumunun hiç iyi olmadığı da ortada.

Son üç yıldır kendisine yönelik hayasız saldırılardan hangisine doğru dürüst cevap verebildi asker?

Kevgire döndüğü belli olan Genelkurmay’dan her gün “dehşetengiz” bir belge sızarken, kendi içlerindeki subaylar her gün isimsiz ihbar mektuplarıyla savcıları harekete geçirirken kılını kıpırdatabildi mi asker?

Başına çuval geçirilirken de sessiz kaldı, ABD Başkanı’nın “get out” talimatını yerine getirmek için Irak’tan çıkarken de.

Kendi mensupları için “sehven” delil üretildiğinde ağzını açamadı, sırf orduyu etkisiz hale getirmek üzere evlerinden, kışlalardan alınan subaylara, astsubaylara destek çıkamadı, hukuksal yardım bile sağlayamadı.

Deniz Kuvvetleri’nin kalbinin tam ortasında döşeme altından çıkarılan bilgi ve belgeler karşısında da tıpkı normal vatandaş gibi hayret etmekten başka bir şey yapamadığı gibi kendi içinde bile hesap soramadı.

Genelkurmay, bunca saldırıya karşı bugüne kadar ne yapmıştır; dava açmış mıdır, açmışsa hangi aşamadadırlar, bunları bile bilmiyoruz. Çünkü iktidarın emrinde “kapalı kutu” gibi davranarak sözde bir ciddiyet tablosu çizilmek isteniyor herhalde.

Ordumuz kâğıttan kaplansa işte bu nedenledir, yoksa darbe yapamadığı için değil. Bu bilinmeli.