25 Mayıs 2012 Cuma

İŞKENCE DEĞİLMİŞ O SPORMUŞ SPOR

12 Eylül’de Ankara’da yapılan işkencelerin 1 numaralı şüphelisi Albay Tetik’in eşinden dikkat çeken açıklamalar...

12 Eylül’de Ankara’da yapılan işkenceleri soruşturan savcılığın 1 numaralı şüpheli olarak ifadeye çağırmaya hazırlandığı eski Mamak Askeri Cezaevi Komutanı Albay Raci Tetik’in eşi Aliye Tetik konuştu. Mamak’ta yapılan işkencelerin “askeri disiplin içinde sabah sporu gibi birşey” olduğunu savundu.

12 Eylül darbesinin ardından Mamak Askeri Cezaevi Müdürlüğüne getirilen ve mahkumlara işkence yapmakla suçlanan, darbeyi yargılayan mahkemenin de polise ‘bulun’ emrini verdiği emekli Albay Raci Tetik’in eşi Aliye Tetik konuştu.

Eşinin ‘peygamber gibi adam’ olduğunu ve işkence yapmadığını iddia eden Tetik, ‘Asıl mağdur biziz’ dedi. İstanbul Bahçelievler’de bir huzurevinde kalan Aliye Tetik, polisin aradığı eşinin Avusturalya’da tedavi gördüğünü ifade ederek ‘Sağlığı uygun olursa gelip, hakkındaki iddiaları mahkemede yanıtlayacak. Olmazsa Yeni Zelanda’ya gidip dağ havası alacak, ben de yanına gideceğim’ dedi. İşte Aliye Tetik’in anlattıkları:

Eşim Avustralya’da tedavide


- Bahçelievler’de bir huzur evinde kalıyorum. Eşim Avustralya’da, hasta ve tedavi oluyor. Sağlığı elverişli değil. Kenan Evren, Tahsin Şahinkaya bunlar yaşlı adamlar. Ben eşimi kaybetmek üzereyim. Bunun arkasında dolaşıp kendilerine bir şeyler çıkartmak istiyorlar. Biz yıllardır ayrıyız zaten. O orada tedavi görüyor, ben buradayım, bir araya gelemiyoruz. Durumu da iyi değil, 80 küsur yaşında adam.

İşkenceye ‘spor’ benzetmesi

- Eşimin ne durumda olduğunu bana pek söylemiyorlar. Ama ciddi tedavi görüyor orada. Kendisi iyi olursa buraya gelecek. Benim elli küsur yıllık eşimdir, peygamber gibi adamdır. İsyan edenler sokaklarda coplanıyor, biber gazı ile hizaya getirilmeye çalışılıyor. O zaman da bir ihtilal ortamıydı. Orada ne olabilir? Sadece askeri bir disiplin. Sabah sporu gibi falan. Ben bilmiyor muyum, biliyorum bunu. Bir şekilde, günah keçisi aranıyorsa eşim değil. Günahına girerler sadece.

Doktor ne derse onu yapacağız

- Biz onun buradan niye canını sıkalım ki. Davayı takip etmiyor. İnternete de bakamaz. Gelişmelerden haberi yok. Gelme konusunda ben karar verme durumunda değilim. Doktorlar müsaade verirse gelir. Belki ben giderim ama benim de halim yok. Hatta onun belki de Yeni Zelanda’da dağ havası almasına gerek var. Orada bir klinikte tedavi görüyor. Belki de gelecektir. Kendisini anlatması, suçlamalara yanıtı vermesi lazım. O durama gelse de, buraya gelse.

ASIL İŞKENCEYİ GÖREN BİZDİK ONLAR DEĞİL

Onlar (hapse atılanlar) tabii ki işkence gördük diyecekler. ‘Çok iyiydik mi’ diyecekler? Asıl işkenceyi gören bizdik. 32 senedir, bu işin sıkıntısını çekiyoruz. Sadece bir görev yaptı bu adam. Elindeki talimata göre görev yapmış, hiçbir zaman da talimatın dışına çıkmamıştır. Onu tanıyanlara sorun, bakın bakalım nasıl bir asker? Türk ordusunda kaç tane vardır onun gibi.

Herşeye dönemine göre bakalım

Sağlık olursa gelip bunları ifade edecek. Her şeye dönemine göre bakmak lazım. Genç insanlar başka bir şey düşünebilir bugün. O gün onu yaşayanlar, başka şeyler düşünür. Canhıraş görev yapanları bugün suçluyorlar. O gün yaşayanlardan durumu öğrenmek lazım. O gün biz görevde olsak neler yapardık, diye bakmak lazım.

İŞKENCEYİ İTİRAF ETTİĞİ RÖPORTAJ ÇARPITILDI

EŞİ emekli Albay Raci Tetik’in 1988 yılında Milliyet gazetesi’ne verdiği röportajda işkenceleri kabul ettiğine ilişkin soruya da yanıt veren Aliye Tetik, “Onu biliyorum. O gazeteci, ün kazanmak istedi. Söylediğimiz her şeyi çarpıttı. Ben size anlatamam. Daha fazla konuşmak istemiyorum. Ben iyi değilim çünkü” diye konuştu.

‘Ben işkenceciyim’ demişti

Raci Tetik, 1988’deki röportajında şu itiraftda bulunmuştu: “Ben bir işkenceciyim, beni pohpohlayarak kullandılar. Talimatnameleri, kanunları uyguladım. Orası cezaeviydi. Hastane, okul, aşk gemisi veya yat kulübü değildi. Bu bir savaştır. Savaşta her zaman iyi şeyler olmaz. Lafla hizaya gelmiyorlardı. Saklamıyorum, oldu. Peki onlar niye direniyorlar? Devletin talimatına niye direniyorlar?”