1 Ağustos 2011 Pazartesi

Komuta kademesi strateji hatası yapmakta ısrarlı / Adem Yavuz Arslan/ Bugün





Çok bilinen bir ifadedir ama yaşadığımız olayları iyi özetlediği için hatırlatalım:
Stratejik hataları taktik manevralarla düzeltemezsiniz.

Bu kural cuma günü yaşadığımız restleşmede tekrar etti. Strateji yanlış olduğu için taktik manevralar da işe yaramadı.

AK Parti iktidarını, Türkiye'nin değişen sosyal dinamiklerini, başta yakın komşularımız olmak üzere dünyada meydana gelen değişmeleri hep yanlış okudu komuta kademesi.

2002'den bu yana yaşadıklarımızı hatırlayalım.

Daha AK Parti iktidar koltuğuna oturmadan psikolojik harekâta giriştiler. Balyoz Planları, Andıçlar, Sarıkızlar, Eldivenler... Hoşgörüsü ile meşhur bu toplumda nefret tohumları ekip azınlıklar ve gayrimüslimlere karşı operasyon yaptılar.

Cuma günü iddianamesi kabul edilen İnternet Andıcı davasında görüldüğü gibi seçilmiş hükümete ve halka karşı psikolojik harekât yaptılar.

DEĞİŞİMİ OKUYAMADILAR
Bunları yaparken toplumdaki değişimi okuyamadılar. Bugüne kadar tüm sivil hükümetleri ve toplumu rakip görüp yıprattılar. Artık hiçbir şeyin gizli kalmayacağını fark edemediler. Darbe planlarının, andıçların belgeleri ortaya çıkınca da 'orduyu yıpratmayın' diyerek işin içinden çıkacaklarını umdular.

Ama değişim öyle güçlü bir dinamik ki önünde durmanız mümkün değil. Ancak değişimi yönetebilirsiniz. Genelkurmay ise değişimi yönetmek yerine mücadele etmeye girişti.

Kendi dünyalarında yaşayan ve sürekli birbirini motive eden komuta kademesi bu gerçeği göremediği için stratejilerini de yanlış kurdular. Orduyu küçültüp modern, operasyon yeteneği yüksek ve sadece askerlik yapan bir kurum olmayı istemediler.

Siyaseti ve toplumu dizayn üzerine strateji geliştirdiler.


Detayları günlerdir yazıyoruz. Karargâh hapistekileri kurtarmak için sürekli fazla mesai yaptı. Mealen 'yaptıklarımız kanunsuz olsa da bize dokunamazsınız' düşüncesinden bir adım geriye atmadılar. Bütün belge ve delillere rağmen tutuklu isimlerin tahliyesini ve terfisini istediler.

Bunu yaparken de çeşitli yol haritaları hazırladılar. Karargâh tüm stratejisini hükümete ve Çankaya'ya sert çıkarak hapistekileri kurtarmaya kurmuştu.

Aslında anlaşılması zor olan kısım da burada.

Sonuçta Başbakan Erdoğan dün tanıştıkları birisi değil. 20 yıldır göz önünde ve 9 yıldır ülkeyi yönetiyor. Tarzını, üslubunu bilmeleri lazımdı. Başbakan'a tehdit, şantaj bugüne kadar hiçbir işe yaramadı. Hakeza Cumhurbaşkanı Gül de öyle. Uzlaşmacı kişiliği ve üslubu farklı. Ama duruşu net.

Dayatmalara asla kapı açmaz. Kanunsuzluğa müsamaha etmez.

Bu durum son derece açıkken bağlı olduğunuz üstlerinize rest çekeceksiniz. Referandumdan yüzde 58, seçimden de yüzde 50 oy almış bir hükümetin tırsıp geri adım atacağını umacaksınız
.

Eğer Genelkurmay'ın strateji anlayışı buysa işimiz var demektir.

Şimdi gelelim bundan sonra ne olacağına?

YAŞ toplantısı bugün eksik kadro ile toplanıyor. Ama hükümetin yol haritası hazır. Haberini dün detaylı olarak vermiştik. Kara Kuvvetleri'ne Org. Hayri Kıvrıkoğlu, Deniz Kuvvetleri'ne E. Murat Bilgel, Jandarma'ya ise Org Servet Yörük atanacak.

Hava Kuvvetleri ise biraz karışık.

Çünkü tek alternatif gözüken Korg. Mehmet Erten'in dosyası biraz kabarık. Öncelikle muharip değil. Filo tecrübesi yok. Üstelik ismi Ergenekon'da ve muhtelif tartışmalarda geçiyor. O yüzden Erten emekli edilip mevcut korgenerallerden genç ve muharip bir isim Hava kuvvetlerinin başına geçirilecek.

Özetle hukuka ve seçilmiş hükümete karşı operasyona kalkışan Karargâh yaptığı stratejik hatanın altında kaldı.

İstifa resti gibi taktikler de işe yaramadı.

Bu saatten sonra yapılacak şey belli. Başbakan Erdoğan'ın dün söylediği gibi artık bu ülkenin mevcut anayasa ile devam etmesi imkânsız. Asgari müştereklerde herkesi tatmin edecek demokratik bir anayasa yapılacak, asker de asli işine dönecek.