24 Mayıs 2010 Pazartesi

Baykal’ı askeriye mi götürdü?

Ortalık Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçimi...
Liste savaşları ile çalkalansa da...
Şu sıralar... Bunların da fevkinde, tavan yapmış bir söylenti var. Ankara’daki en yaygın söylenti ne, biliyor musunuz?
Apar topar buharlaşan Baykal’ı askeriyenin götürdüğü.
Doğrudan asker diyen de var...
Ergenekon diyen de var.
Anlatımlarda, ikisi de birbirine karışmış bir durumda...
***
Söylenen o ki askeriye bakmış ki AK Parti’yi darbeyle marbeyle götürmek pek mümkün olmayacak...
Siyasal alternatifler arayarak amacına ulaşmaya odaklanmış.
Öncelikle, yüzde 20’lerde takılmış kalmış CHP’ye yönelmişler... Baykal’a bırakıp gitmesini söylemişler... Aslında Baykal gidince “öz”de bir şey değişmeyecek...
Ama “yaratılan hava” ile partinin “oy oranı” artırılacakmış.
***
Baykal ret edince de “kaset” ortaya çıkmış...
Nitekim Baykal’ın “istifasını” açıkladığı konuşmasında “CHP’yi dizayn etmek” isteyenlerden söz etmesi...
“Pensilvanya”yı bu işlerin dışına taşıması da bunla bağlantılı olabilir denmekte...
O cümleyi yeniden bir hatırlayın:
“Bu komplonun hedefi sadece ben değilim, aynı zamanda CHP’dir. CHP de bu kirli tezgâhlar karşısında yolunu seçmek zorundadır. Bu Türkiye siyasetini ve CHP’yi yeniden tanzim etmek isteyenlere imkân tanıyacak. Hem de CHP’ye bu komplo ile hesaplaşma fırsatı verecektir.”
***
Ne oldu?
İddia çerçevesinden bakılınca...
CHP komployla hesaplaşmadı...
Baykal’ı anında dertop edip, kapının dışına koyuverdiler...
Hâlbuki öncesinde ağlıyorlardı...
***
Baykal gidince de...
“Ergenekon avukatı” herkesi CHP’ye taşımak...
Bütün imkânlarla “büyük umutların” doğduğunu söylemek...
Ve seçime kadar CHP’nin oyunu...
MHP ile ortaklaşa “yeni bir iktidar” olabilecek hale getirmek tek hedefmiş.
Bölük pörçük eldeki tüm cephaneleri CHP’ye doldurmak ve başka denemelerle gerçekleşmeyen senaryoyu bu partiyle gerçekleştirmek...
Anlatılan...
Söylenen...
İddia edilen bu...
***
Doğru mu?
Kemal Kılıçdaroğlu’nun “12 Eylül Anayasası’na” sahip çıkarak, referandumda Baykal’ın tutumunu sürdüreceğini ilan etmesi...
Ergenekon sürecine destek vermek bir yana, iktidara gelmesi halinde “özel yetkili mahkemeleri” ortadan kaldıracağını söylemesi...
Maalesef hayra alamet değil.
Ergenekon süreci ve 12 Eylül rejimi...
Ayrıca “sol” adı altında “Ergenekon avukatları”nı önce partiye, ardından da yönetime almak, söylentileri haklı çıkaracak türden davranışlar.
***
Bu söylenti ve iddiaların...
Doğru olması halinde bile...
Çok da bir şeyin değişeceğine inanmıyorum.
Çünkü “toplum mühendislerinin” hesaplayamadığı tek şey “zamanın ruhu, tarihin temposu”...
Zamanın bu gücü olmasa, ona ayak uyduramayan Roma İmparatorluğu yıkılmazdı...
Toplum mühendisleri kibritle oynarken, değişim alevi mecburen büyük bir yangına dönebilir.
***
Söylenenler...
Anlatılanlar...
İddia edilenler doğru mu, yalan mı, yakında anlaşılır...
Ama en sağlıklısı Baykal’ın duruma netlik getirmesidir.
Ona bu komployu askeriye mi kurdu?
Kaset Ergenekon’un işi mi?
Ve amaç CHP-MHP Koalisyonu ile AK Parti’yi saf dışı etmek mi?
Gelenler sahiden iddia edildiği gibi, sol gösterip sağ vuran, “öz hakiki Ergenekoncular” mı?
Duvara dayanmış biri olarak, eğer bu söylentiler doğru ise, “gerçeği ve sadece gerçeği” anlatsa en anlamlı siyasal çıkışını yapmış olmaz mı?