Deniz Kuvvetleri'nde Neler Oluyor?
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitlerimizi Anma günü nedeniyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığında düzenlenen törenlerde adeta bir isyan girişiminde bulunuldu.
Askerin sesi olarak bilinen ve hem emekli hem de muvazzaf askeri personelin yazılarının yayınlandığı Oguzyurdu.com sitesinde çok ilginç bir haber yayınlandı. İşte Deniz Kuvvetleri'ndeki isyan girişimi...
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitlerimizi Anma günü nedeniyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığında düzenlenen törenlerde adeta bir isyan girişiminde bulunuldu. Tören her yıl olduğu gibi Çanakkale Savaşları'nı konu alan birkaç slâyt gösterisi ve bandonun çalacağı birkaç marşla gerçekleştirilecekti. Tören programı daha önce Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral Deniz CORA tarafından da onaylanmıştı, törenin sorumlusu da personel başkan vekili Albay Yalçın BAYLAN. Ancak töreni yöneten Bando Şefi Yarbay Ferhat MURATAL ve Yarbay Hikmet AYBAR askeri temayüllerin dışına çıkarak adeta bir isyana imza attılar.
Törende, Çanakkale Oratoryosunun seslendirilmesinden sonra bando şefi tarafından görevlendirilen bir astsubay, program dışı olarak güncel olaylara atıfta bulunan ve şairi açıklanmayan bir şiir okudu. Şiir, çocuğunu kavgacı bir denizci yapmak isteyen bir babanın ağzından yazılmıştı. Şiirin en dikkat çekici bölümünde ise "Çocuğumu karada kancık gibi arkadan vuran bir cüce yapmaktansa, denizde savaşan bir dev yaparım" ifadeleri yer alıyordu.
"Karada kancık gibi arkadan vuran" ifadesi ile acaba kimi kastettiler!
Şiirin bu bölümü okunurken Yarbay Hüseyin IRIZAK, Yarbay Önder KARA, Yarbay Hakkı ÇELEBİOĞLU ve Yarbay Yücel ATALAY başta olmak üzere 1991 mezunu subayların topluca ayağa kalkması ve arka sıralarda oturan daha düşük rütbeli subayları da ayağa kalkmaya zorlamaları dikkat çekti. Ancak bu isyan girişimi personel arasında beklenen desteği bulamadı. Arka sıralarda çok az kişinin ayağa kalkması isyan girişiminin başarısız olmasına neden oldu.
Şairi belirtilmeyen şiirin Yarbay Önder Kara'nın fikri olarak ortaya atıldığı ve törende topluca ayağa kalkarak tepkilerini ifade eden yarbaylar tarafından topluca yazıldığı duyumu alınmıştır. Şiirin herhangi bir düzene uymaması ve rastgele imalı cümlelerden oluşması bu olasılığı güçlendiriliyor. Acaba bu şiir programa nasıl ve niçin dahil edildi? Sorumlularına ne oldu?
Oramiral Uğur YİĞİT'in ise olaya nasıl tepki vereceği şimdilik bilinmiyor.
Tepkilerini askeri kurallar dışına çıkarak dile getiren yarbaylar çetesinin yemekhaneye tutuklu arkadaşlarının resimlerini getirmekle başlayan ve 18 Mart "Kancık Karacı" şiirleriyle devam eden direnişlerinin, devam etmesi bekleniyor. Denizde isyanın nasıl sonlanacağını ise hep birlikte göreceğiz.
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitlerimizi Anma günü nedeniyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığında düzenlenen törenlerde adeta bir isyan girişiminde bulunuldu. Tören her yıl olduğu gibi Çanakkale Savaşları'nı konu alan birkaç slâyt gösterisi ve bandonun çalacağı birkaç marşla gerçekleştirilecekti. Tören programı daha önce Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral Deniz CORA tarafından da onaylanmıştı, törenin sorumlusu da personel başkan vekili Albay Yalçın BAYLAN. Ancak töreni yöneten Bando Şefi Yarbay Ferhat MURATAL ve Yarbay Hikmet AYBAR askeri temayüllerin dışına çıkarak adeta bir isyana imza attılar.
Törende, Çanakkale Oratoryosunun seslendirilmesinden sonra bando şefi tarafından görevlendirilen bir astsubay, program dışı olarak güncel olaylara atıfta bulunan ve şairi açıklanmayan bir şiir okudu. Şiir, çocuğunu kavgacı bir denizci yapmak isteyen bir babanın ağzından yazılmıştı. Şiirin en dikkat çekici bölümünde ise "Çocuğumu karada kancık gibi arkadan vuran bir cüce yapmaktansa, denizde savaşan bir dev yaparım" ifadeleri yer alıyordu.
"Karada kancık gibi arkadan vuran" ifadesi ile acaba kimi kastettiler!
Şiirin bu bölümü okunurken Yarbay Hüseyin IRIZAK, Yarbay Önder KARA, Yarbay Hakkı ÇELEBİOĞLU ve Yarbay Yücel ATALAY başta olmak üzere 1991 mezunu subayların topluca ayağa kalkması ve arka sıralarda oturan daha düşük rütbeli subayları da ayağa kalkmaya zorlamaları dikkat çekti. Ancak bu isyan girişimi personel arasında beklenen desteği bulamadı. Arka sıralarda çok az kişinin ayağa kalkması isyan girişiminin başarısız olmasına neden oldu.
Şairi belirtilmeyen şiirin Yarbay Önder Kara'nın fikri olarak ortaya atıldığı ve törende topluca ayağa kalkarak tepkilerini ifade eden yarbaylar tarafından topluca yazıldığı duyumu alınmıştır. Şiirin herhangi bir düzene uymaması ve rastgele imalı cümlelerden oluşması bu olasılığı güçlendiriliyor. Acaba bu şiir programa nasıl ve niçin dahil edildi? Sorumlularına ne oldu?
Oramiral Uğur YİĞİT'in ise olaya nasıl tepki vereceği şimdilik bilinmiyor.
Tepkilerini askeri kurallar dışına çıkarak dile getiren yarbaylar çetesinin yemekhaneye tutuklu arkadaşlarının resimlerini getirmekle başlayan ve 18 Mart "Kancık Karacı" şiirleriyle devam eden direnişlerinin, devam etmesi bekleniyor. Denizde isyanın nasıl sonlanacağını ise hep birlikte göreceğiz.