Pazartesi akşamı ATV Ana Haber Bülteni’nde ekrana çıkarılan bir Güneydoğu Gazisi inanılmaz şeyler anlattı. PKK’nın yol kesmesi sonucu kurşuna dizilen ve 7 kurşun yemesine rağmen ölmeyen ama 33 asker arkadaşını kaybeden bu kişi başından geçenleri anlatıyordu.
Olay 1993 yılında meydana gelmişti. 34 asker görev yerine giderken yolda PKK’nın pususuna düşmüştü. PKK’li teröristler askerleri sıraya sokmuşlar sonra da yaylım ateşi açarak hepsini öldürmüştü. Sadece bir kişi kurtulmuştu. O da şu anda felçli ve tekerlekli sandalyeye mahkum.
Böyle bir olay sadece bir kere olmadı. Güneydoğu’dan bu tür pekçok acı haber almıştık zamanında.
Ancak ATV’nin ekrara çıkardığı bu Gazi açıkça şunu söyledi: “O gün PKK’nin saldıracağı biliniyordu. Bizi kurban gibi gönderdiler. Yanımıza destek güç verilmedi. Kimse yardıma da gelmedi. PKK herkesi kurşuna dizdi.”
Yanisi çok açık: Türk Silahlı Kuvvetleri bilerek ve isteyerek 34 askerini PKK’ya teslim etti ve onların öldürülmesini (şehit edilmesini) sağladı.
Gazi konuşmasını muhteşem (!) bir yorumla bitirdi “Bunu yapan Ergenekon’du.”
Haberi izlerken kanımın doğduğunu hissettim. “Yok artık daha neler” demekten de kendimi alamadım.Ama asıl anlamadığım Türk Silahlı Kuvvetleri için böylesine ağır saldırılar yapılırken nasıl oluyor da kimsenin kılı bile kıpırdamıyor? Koca bir orduya “askerini bilerek isteyerek öldürttün” denmesine bir kişi bile karşı çıkmaz mı?
Tabii burada o televizyon kanalının sorumluluğunu da eklemek gerek. 15 yıl önce çok acı bir olay geçirmiş, 33 arkadaşını yitirmiş, kendisi de tekerlekli sandalyeye mahküm bir Gazi “duygusal” olarak da böyle konuşabilir belki. Ama elde beyan dışında hiçbir somut belge, bilgi olmadan “Ne yapalım Gazi böyle düşünüyor, böyle konuşuyor” diyerek Türk Silahlı Kuvvetleri’ni bu kadar ağır bir suçlama altında bırakmak doğru mu?
Gerçi Silahlı Kuvvetler’in kılı bile kıpırdamadığına göre, “Kimbilir belki de doğrudur” diyenler de olabilir ki, onlara ne söyleyeceğinizi bilemezsiniz zaten.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder