16 Şubat 2009 Pazartesi

TÜRK DENİZ KUVVETLERİ, DÜNYA BARIŞI VE GÜVENLİĞİNİN HİZMETİNDE

Akdeniz'in en büyük donanmalarından birine sahip olan Türkiye'nin dış politika ve kriz yönetimindeki en önemli vasıtalarından biri olan Türk Deniz Kuvvetleri, dünya barışı ve küresel
deniz güvenliğine yıllardır katkı sağlıyor.
Yakın geçmişte yaşanan bir çok krizin çözümü yönünde başlatılan harekatta aktif görev alan Türk Deniz Kuvvetleri, Kıbrıs Türk halkını özgürlük, güven ve barış ortamına kavuşturan 1974'teki Kıbrıs Barış Harekatı'nda önemli görevler üstlendi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, 1991'deki Körfez krizi süresince Akdeniz'deki NATO harekatına katıldı, 1992'de de Bosna-Hersek ve Kosova'nın desteklenmesi kapsamında Adriyatik Denizi'nde icra edilen deniz harekatında (IFOR ve SFOR) çeşitli görevler üstlendi.
Akdeniz'de uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında 1993'te Lucky-S adlı gemiye düzenlenen operasyonda yer alan Türk Deniz Kuvvetleri, 1994'te Somali-II Birleşmiş Milletler (BM) Harekatı'na (UNOSOM II), eski Yugoslavya'ya istinaden icra edilen ''Maritime Monitor'' ve ''Sharp Guard'' harekatlarına katıldı.
Türk donanması 1996'daki Kardak krizinde aktif olarak görev alırken, aynı yıl teröristlerce kaçırılan ''Avrasya'' feribotundaki rehineler de yine Türk Deniz Kuvvetleri'nin yer aldığı başarılı bir operasyonla kurtardı.
Arnavutluk'taki iç savaş nedeniyle 1997'de buradaki Türk vatandaşlarının tahliyesini gerçekleştiren Türk Deniz Kuvvetleri, 1997'de Arnavutluk'ta Barışı Koruma Harekatına (Operation ALBA), 1999'da Kosova Harekatı'na (KFOR) katıldı.
Karadeniz'e sahildar ülkeler arasında iş birliğini geliştirmek maksadıyla BLACKSEAFOR'un kuruluşunda lider rol üstlenen Türkiye, 2001'de NATO'nun terörizme karşı açtığı savaşa katkı sağlamak amacıyla Etkin Çaba (Operation Active Endeavour) Harekatı'na destek verdi. 1 Mart 2004'te Karadeniz Uyum Harekatı'nı (KUH), 1 Nisan 2006'da da Doğu Akdeniz'de Akdeniz Kalkanı Harekatı'nı (AKH) başlatan Türk Deniz Kuvvetleri, Temmuz 2006'da Lübnan'da yaşanan krizin ardından Türk vatandaşlarının tahliyesine, 15 Ekim 2006'dan itibaren de buradaki UNIFIL Deniz Harekatı'na katkı sağladı.
Son olarak Ekim 2008'den itibaren BM tarafından Somali'ye istinaden gerçekleştirilen Dünya Gıda Programı (WFP) gemilerine destek sağlamaya başlayan Türk Deniz Kuvvetleri, Başbakanlık tezkeresi uyarınca, TCG Giresun firkateynini korsan saldırılarından ticari gemileri koruma görevi için Aden Körfezi'ne göndermek üzere hazırladı. TCG Giresun firkateyni, bölgeye gitmek üzere yarın Marmaris Aksaz'daki deniz üssünden hareket edecek. Bölgede 4 ay süreyle kalacak TCG Giresun firkateyninde 2 adet AB-212 helikopteri, 1 adet Sualtı Taarruz Timi ve 1 adet Sualtı Görev Timi de görev yapacak. TCG Giresun, daha sonra bir başka firkateyne görevi devredecek. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Aden Körfezi, Somali karasuları ve Arap Denizi'nde bir yıl süreyle görev alacak.
-DEVAM EDEN GÖREVLER-
Türk Deniz Kuvvetleri, enerji koridoru haline gelen ve her gün 85 farklı ülkeden ortalama 300 geminin seyrettiği Karadeniz'deki potansiyel yasadışı faaliyetlere ve terörizm tehdidine dönüşebilecek risklere karşı önlem alınması zorunluluğu karşısında, BM Sözleşmesinin 1373, 1540 ve 1566 numaralı kararlarına dayanarak, 1 Mart 2004'te ''Karadeniz Uyum Harekatı''nı (KUH) başlattı.
Karadeniz'deki muhtemel tehditleri caydırma, zorlama ve önlemeye yönelik bütün gayretlere katkı sağlayan KUH kapsamında, firkateynler, hücumbotlar ve denizaltılardan oluşan görev grubu; deniz hava unsurları ve Sahil Güvenlik unsurlarınca destekleniyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı, Denizcilik Müsteşarlığı, Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi, Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve ilgili devlet kurumlarıyla yakın koordinasyon içerisinde icra edilen KUH'a bütün Karadeniz ülkeleri davet edilirken, Rusya Federasyonu 27 Aralık 2006'da, Ukrayna ise 24 Nisan 2007'de KUH'a resmen katıldı.
Romanya'nın KUH'a katılımına ilişkin mutabakat muhtırası üzerinde anlaşmaya varılırken, Bulgaristan ve Gürcistan'ın da gelecekte bu harekata katılması bekleniyor.
Bugüne kadar KUH kapsamında yaklaşık 954 bin 587 temas sağlanırken, bunların yüzde 99'u teşhis edildi. 14 bin 671 geminin sorgulandığı harekat kapsamında elde edilen bilgiler ise NATO karargahlarıyla paylaşıldı.
-BLACKSEAFOR-
Türkiye açısından birinci önceliğe sahip bölgesel işbirliği açısından Karadeniz'e sahildar ülkelerin Deniz Kuvvetleri birliklerinden oluşan Karadeniz Deniz İşbirliği Görev Grubu'nun (BLACKSEAFOR) 1 Nisan 2001 tarihinde kurulmasına da Türk Deniz Kuvvetleri öncülük etti. Böylece, Karadeniz'de dinamik bir vasıta olarak hayat bulan BLACKSEAFOR ile deniz güvenliğine yönelik gelecekte oluşturulacak inisiyatiflerin desteklenmesine zemin hazırlandı.
İşbirliği ve iyi ilişkilerin geliştirilmesi suretiyle bölgede barış ve istikrarın geliştirilmesinin hedeflendiği BLACKSEAFOR, bir çağrı kuvveti şeklinde oluşturuldu. Buna göre, BLACKSEAFOR'a tahsis edilen birlikler kendi ülkelerindeki üslerde bulunuyor ve birlikte hazırlanan programa istinaden eğitim yapmak üzere bir araya geliyor. Kuruluşundan itibaren 11 kez aktive edilen BLACKSEAFOR, 2004 yılından beri düzenli olarak yılda iki defa aktive oluyor.
-AKDENİZ KALKANI HAREKATI-
Küresel ve bölgesel enerji güvenliğine katkı sağlanması bağlamında Türk Deniz Kuvvetleri tarafından 1 Nisan 2001'de de Doğu Akdeniz'de ''Akdeniz Kalkanı Harekatı'' (AKH) adında deniz güvenliğine yönelik yeni bir harekat başlatıldı. Harekat yasal olarak BM Güvenlik Konseyi'nin aldığı terörizmin, kitle imha silahlarının ve denizdeki diğer yasa dışı faaliyetlerin caydırılması, zorlanması ve önlenmesine yönelik kararlar çerçevesinde icra ediliyor.
Denizde durumsal farkındalığın sağlanması ve geliştirilmesinin yanında İskenderun Körfezi'nden batıya ve güneye uzanan enerji transfer hatlarında varlık gösterilen harekatla caydırıcılık sağlanıyor. Bu harekatta deniz trafiğine ilişkin elde edilen bilgiler NATO karargahları, Etkin Çaba ve UNIFIL harekatlarına iştirak eden unsurlar ve Sanal Bölgesel Deniz Trafik Merkezi (VRTMC) gibi bölgede başlatılmış olan diğer deniz inisiyatifleri ile paylaşılıyor.
Akdeniz Kalkanı ve Etkin Çaba harekatları, karşılıklı koordinasyon ve iş birliği ile Doğu Akdeniz'de kesintisiz varlık gösterilmesini sağlayarak birbirini tamamlarken, Akdeniz Kalkanı Harekatı'nda firkateynler, korvetler, karakol gemileri, helikopterler ve deniz karakol uçakları görev yapıyor. Harekat, Sahil Güvenlik, Hava Kuvvetleri, Denizcilik Müsteşarlığı ve diğer milli kurum ve kuruluşlar tarafından da destekleniyor.
-ETKİN ÇABA HAREKATI-
ABD'nin terörizme karşı 2001'de başlattığı harekata NATO tarafından sağlanan destek çerçevesinde Türkiye, Akdeniz'deki Etkin Çaba (Active Endeavour) Harekatı'na da katkı sağlıyor. 3-4 firkateynden oluşan bir Suüstü Görev Grubu, liman periyotlarında 12 saatlik hazırlık durumunda bulunarak, şüpheli temasların bulunduğu tespit edilen sahalarda keşif-karakol, sorgulama, takip ve emredildiğinde rızaya bağlı boarding (Compliant Boarding) icra ediyor. Türk Deniz Kuvvetleri, Etkin Çaba Harekatı'na her yıl iki dönem halinde birer firkateyn, İzmir'de 4 saatlik hazırlık durumunda birer aylık periyotlarla korvet ve yılda iki dönem halinde denizaltı ile destek sağlıyor. Ayrıca yapılan planlamaya istinaden zaman zaman akaryakıt gemisi de harekata katkı veriyor.
-NATO DAİMİ DENİZ GÖREV GRUPLARI-
Türkiye, NATO'nun Akdeniz'de görevlendirdiği Daimi Deniz Görev Gruplarına kuruldukları tarihten itibaren kuvvet tahsis ediyor. Halen, NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2'ye (SNMG-2) bir firkateyn, NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri (MKT) Görev Grubu-2'ye (SNMCMG-2) de bir mayın avlama gemisi ile iştirak ediliyor.
BM tarafından Somali'ye istinaden başlatılan Dünya Gıda Programı (WFP) gemilerine de ekim 2008'den itibaren SNMG-2 kapsamında destek sağlanıyor.
-UNIFIL HAREKATI-
Lübnan ile İsrail arasında 12 Temmuz 2006'da başlayan kriz ve çatışmaların BM Güvenlik Konseyi'nin 11 Ağustos 2006 tarihli ve 1701 sayılı kararı ile 14 Ağustos 2006'da durdurulmasının ardından Türk Deniz Kuvvetleri buradaki binlerce sivilin tahliyesinde önemli görev aldı. Çoğunluğu uluslararası temsilci ve Lübnan'da ailesi bulunanlardan oluşan toplam 10 bin 21 kişi, askeri gemilerle Türk limanlarından tahliye edildi.
Türk Deniz Kuvvetleri, Lübnan'a yönelik olarak BM tarafından 15 Ekim 2006'da başlatılan UNIFIL Deniz Harekatına da başlangıcından itibaren katıldı. Türk Deniz Kuvvetleri tarafından bu harekata firkateynler, korvetler, hücumbotlar ve zaman zaman akaryakıt gemileri ile katkı sağlanıyor.
Halihazırda, Eylül 2008'den itibaren harekata bir firkateyn ile iştirak edilirken, buna ilave olarak üstün imkanlara sahip Mersin Limanı da UNIFIL unsurlarının lojistik desteğinde önemli görevler üstleniyor.
-KOSOVA VE AFGANİSTAN'DAKİ NATO HAREKATLARI-
Türk Deniz Kuvvetleri, bölgedeki barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik faaliyetler çerçevesinde hemen her inisiyatifte başından itibaren aktif görev alıyor. KFOR (Stabilization Forces in Kosova) kapsamında Prizren-Kosova'da konuşlu Türk Milli Askeri Temsilciliği emrinde 86 kişilik Amfibi Deniz Piyade Bölüğü ile görev yapan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Mamuşa-Kosova'da insani yardım ve barışı destekleme harekatına katkı sağlıyor.
Türk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı bir Amfibi Görev Kuvveti de NATO'nun bölgesel ve uluslararası istikrarı sağlamak maksadıyla Afganistan'da yürüttüğü harekatta yer alıyor.
-HAREKATLARDA HALEN GÖREV ALAN GEMİLER-
Karadeniz'de Türkiye'nin öncülüğünde oluşturulan Karadeniz Deniz İşbirliği Görev Grubu 2004'ten beri yılda iki defa aktive edilirken, Lübnan'daki UNIFIL harekatına da bugüne kadar 14 firkateyn, 4 akaryakıt gemisi, 10 korvet ve 10 hücumbot ile destek verildi.
Türkiye'nin, 1992'den bu yana 57 gemiyle katkı sağladığı NATO Daimi Deniz Görev Grubu'nda 1 firkateyni, 1999'dan beri 38 gemiyle yer aldığı NATO Daimi MKT Görev Grubu'nda 1 mayın avlama gemisi, 2002'den itibaren 19 firkateyn, 13 denizaltı, 9 akaryakıt gemisi ve 95 korvet ile görev yaptığı Etkin Çaba Harekatı'nda ise 1 firkateyn ve 1 korveti halen dünya barışı için uluslararası sularda bulunuyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder