20 Nisan 2009 Pazartesi

Sayın Başkanım ben anlayamadım! / Yiğit Bulut

Başlığa sığmadığı için tekrar yazayım; Sayın Genelkurmay Başkanım, kusura bakmayın ama “kullandığınız” referansların “hikmetini” ve çok geniş bir perspektiften gelip, sonucu üç kelime ile özetlemenizi inanın ben anlayamadım...
Birçok yazar arkadaşım “müthiş entellektüel” bulmuşlar ama benim yetersiz bilgim ve eksik aklım ile vardığım sonuç maalesef onlar gibi değil!
Neden mi?

Huntington “nasıl Türk Devleti için referans” oldu detayına koyduğum “anlayamama” şerhi devam etmekle birlikte, “terör-irtica-cemaat” olarak tarif ettiğiniz “sonuç”, çok açık söyleyeyim beni ikna etmedi!
Peki “büyük resim”! Onla yüzleşmeye isteğimiz ve “gücümüz” yok mu! Yoksa o resmin “imzacılarından biri olan Huntington’u referans” alarak, bilerek-bilmeyerek “büyük resmi” ıskalıyor muyuz!
İzninizle ben de bir açılım yapmayı deneyeyim...
1- Hıristiyan dünyanın karşıtı artık komünizm değil, “İslam ve Müslümanlar” 1945 sonrası ABD-Rusya çizgisinde oluşan “diyalektik yapı”, 11 Eylül saldırısı ile “yeni bir hal” aldı. Küresel güçler ve karşılarında “Ortadoğu kaynaklı İslami terör”! Obama “geldi, bu iş bitti” demeyin! Bitseydi; bu “diyalektik yapının has oğlanı” Rasmussen, NATO Genel Sekreteri olamazdı!
2- Ayrıca sormak istiyorum: Obama seçildi ve “2001 Eylül saldırısından” bugüne Amerika’yı yöneten “askeri-endüstriyel” yapı yok mu oldu? Kennedy de aynı “algılama” içinde seçilmişti. Hatta asker başkan Eisonhower görevi kendisine devrederken 1961’de şu sözleri söylemişti: “... Askeri-endüstriyel kompleks Amerika’yı ele geçirmeye başladı, bu gelişim yönetim için büyük tehlikedir”... Sonra ne oldu? Malesef altını çizerek söylüyorum maalesef; kaleme aldıkları yazılarda “Demokrasi geldi” diyenler, “Vietnam’dan çekilelim, askeri harcamayı kısalım” diyen Kennedy’nin sonunu, gördüklerine inanamadan seyrettiler! Obama da “desteklediğimiz” iyi bir referans ama işi hiç ama hiç kolay değil!
3- İşin bir de “mali” tarafı var... Bugün ekonomik kriz diye “gösterilen” küresel şirketlerin devletlerin “içini boşaltma” operasyonu! Amerikan halkının birikimleri “emperyal olacak” küresel oyunculara “aktarıldı”... Aynı kural AB için de geçerli... Dikkat edin trilyon dolar para “verildi”... Ulusal devletleri tasfiye etme sürecinin hemen öncesinde “büyük devletlerin başına küçük adamlar” stratejisi gereği kilit bütün ülkelerde “basiretsiz yöneticiler” iş başına getirildi. Almanya’da “Doğu Alman Merkel”. İtalya’da “40 yıllık işe yaramaz Berlusconi” Fransa’da “ne Fransız ne de onlarla dindaş olan” Sarkozy! Ulus devletler, “ilginç adamlar” ve kasaları “kurtarma operasyonları” adı altında “şirketlere” aktarılan ülkeler... Bu tehdit değil mi!
Sayın Başkanım, çok mu karamsarım? İnanın değilim, gerçekçiyim ve en önemlisi “büyük resmi” görmeye çalışıyorum! Kendi kapasitem ile görebildiğim resim en azından şimdilik ucundan da tarif edebilsem, böyle!
Sonuç 1: Müslüman-Hıristiyan çizgisinde “medeniyetler çatışması” yaratıp, kaos içinde “ulus devletlerin” kasalarını boşaltıp son hamlede tasfiye etmek isteyenler “hâlâ iş başındalar”! Ve sadece Obama “geldi” diye bırakıp, gitmezler!
Sonuç 2: Ulus devletlerin hatta imparatorlukların tavsiye edilmesi gereği “büyük devletlerin” başına “yönetilebilir adamlar” tezi tıkır tıkır işliyor... Yönetilebilir adamlar, yönetilebilir devletler!
Sonuç 3: Küresel güçler için 11 Eylül sonrası başlayan süreç daha onyıllar sürebilir. Nereden mi biliyorum? “Huntington” tadında bir referans vereyim: Brzezinski ve Scowcroft aralarında konuşuyorlar ve bakın ne diyorlar; “...1991 yılında Sovyetler Birliği’nin sona ermesi Birinci Dünya Savaşı’nın da sona ermesi oldu”! Konuşmaya lütfen dikkat! Birinci Dünya Savaşını nasıl algılıyorlar ve nasıl bir süreç geliştiriyorlar! Bu “tezi geliştirenler” için belki II. Dünya Savaşı bile hâlâ bitmedi, bırakın “11 Eylül sonrasını”!
Son söz: Ben konuşmanızı çok beğendim ama “bazı yerleri” anlamadım ve birkaç “referans şahsın” Türk Devleti için “kabul edilebilirliğini” kavrayamadım! Sayın Başkanım! Türkiye “çok kritik” bir bölgede, çok kritik bir zaman sürecinden geçiyor ve umarım siz haklı çıkarsınız! Türkiye’nin bütün derdi; “terör-irtica” denecek kadar basittir! Benim gördüğüm “küresel tehdit” yoktur! Siz haklı çıkın, lütfen haklı çıkın!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder