9 Temmuz 2015 Perşembe

‘2. Güneş harekatı an meselesi’

‘2. Güneş harekatı an meselesi’

Bölgede yıllarca görev yapmış eski bordo bereli Metin Gürcan, Türkiye’nin Suriye’ye operasyon olasılığını VATAN’a değerlendirdi.

PYD’nin ABD işbirliği ve hava gücü desteğiyle Tel Abyad’ı IŞİD’in elinden alması bölgede stratejik dengeleri değiştirdi. Yaygın kanı, Türkiye’nin PYD’nin Kobani ve Tel Abyad’tan sonra 3’üncü kanton olan Afrin’e ulaşarak Kuzey Suriye’de bir ‘Kürt Koridorunu’ engellemek için Cerablus ve güneyinde bir güvenlik bölgesi açacağı yönünde. Türkiye’nin olası Suriye operasyonu ve gelişmeleri, bölgede yıllarca ‘Bordo Bereli’ olarak görev yapmış, sonrasında ise akademik çalışmalara ağırlık vermek için ordudan ayrılarak Bilkent Üniversitesinde ‘Güvenlik Çalışmaları’ alanında dersler veren Metin Gürcan ile konuştuk. 
 
 
‘Komutanlar bölgede’
 
“Hükümetin harekat için siyasi direktif verdiğini, Genelkurmay’ın bu direktifle 2’nci Ordu Komutanlığı ile Özel Kuvvetler Komutanlığına harekat emri yayınladığını söyleyebiliriz. Bölgeye yapılan üst düzey komutan ziyaretlerinden harekata katılacak Gaziantep’teki 5. Zırhlı Tugay, Urfa’daki 20’nci Zırhlı Tugay, Tunceli’den 4’ncü Komando Tugayı ve Özel Kuvvetler Komutanlığı gibi ana ast birliklerin operasyonel planlamaları bitirdiğini anlıyoruz. Komutanlar planları denetlemek ve son koordinasyon için bölgedeler. Bence Ağustos’ta ikinci bir ‘Güneş Harekatı’ an meselesi.”
 
‘Adı bile konuldu’
 
“Türkiye’nin Kuzey Suriye’ye yönelik nur topu gibi bir operasyon planı var. Adı bile konuldu. Yani Özel Kuvvetler’in hangi taburu nerede ve hangi yerel unsurlarla çalışacak, MİT nasıl destek verecek, 5’inci Zırhlı Tugay’ın 1. Taburu nereye konuşlanacak bunların hepsinin planlaması tamamlandı. Bu saatten sonra asker ‘çık’ denildiğinde Suriye’ye girebilir. Operasyonu 2. Ordu ile doğrudan Genelkurmay 2. Başkanlığına bağlı Özel Kuvvetler birlikte yapacak. Hava Kuvvetleri de destek verecek. Suriye sınırında Kuzey Irak’a yönelik çalışan Silopi’deki gibi Özel Kuvvetler İleri Harekat Üssü (OKHÜ) benzeri bir yapı kuruldu.” 
 
‘Hibrit görev gücü’
 
“Suriye’nin kuzeyi gibi ‘hibrit’, yani melez bir çatışma ortamına yönelik TSK’da ‘hibrit bir görev gücü’ oluşturma gayreti var. Su gibi ‘akışkan’ ortamda harekat alanının önceden şekillendirilmesi, keşif, Türkiye’ye yakın yerel unsurlarla irtibat ve koordine için Özel Kuvvetler ile MİT, hızlı hareket ve çatışma için hafif komando birlikleri, zırhlı araçlarıyla bölgeye girecek mekanize piyade birlikleri ile psikolojik etki ve ateş gücü için tank birlikleri ve hava desteği tek bir komuta altında olacak. Türkiye, harekatı ‘sınırlı hedefli bir güç gösterisi’ şeklinde planlıyor. Yani TSK 3-4 günlük taarruz harekatı gibi bölgeye hızlıca girecek ve çok durmadan çıkacak.” 
 
‘Asker daha net tezkere istiyor’
 
“TSK’nın operatif planlamayı bitirmesine rağmen ayak dirediği iki konu var. Harekatın iç siyasete malzeme edilmesini istemiyorlar. Müdahale için yeni hükümeti bekliyorlar. Diğer neden ise teknik gerekçeler. Üç paragraflık muğlak ve genel ifadelerin olduğu tezkere yerine daha net bir tezkere isteniyor. Böyle kritik bir operasyonda girişten önce ‘çıkış stratejisi’ planlanır. ABD’nin Irak ve Afganistan’da çuvallamasının sebebi çıkış stratejisinin olmamasıydı. Asker en basitinden kumanya planlaması bile yapmak için Suriye’de ne kadar kalacağını öğrenmek istiyor.”
 
10 bin askerle girmiştik
 
Türk Ordusu’nun 21-29 Şubat 2008 tarihleri arasında 10 bin Mehmetçik’le Kuzey Irak topraklarına yaptığı Güneş Harekatı beklenmeyen bir zamanda gerçekleştiği için küresel ölçekte çok dikkat çekti. Genelkurmay Başkanlığı, Kuzey Irak’ta çeşitli hedeflerin etkisiz hale getirildiği operasyonda yaşanan çatışmalarda 240 PKK’lı öldürüldüğünü, 24 asker ve 3 köy korucusu şehit olduğunu duyurdu.
 
‘Kuşatılmışlık hissi bu noktaya getirdi’
 
“TSK bir ay önce üzerindeki ağır baskıya rağmen operasyondan yana değilken şimdi daha sıcak bakıyor. Bunun 3 nedeni var. İç siyasette HDP’nin seçim başarısının ardından PKK çizgisinde ilerlemesinin yarattığı rahatsızlık, PYD’nin Cerabulus üzerinden 3. kanton Afrin’e ilerleme isteğinin yarattığı endişe, Tel Abyad’ın alınmasıyla birlikte İran, Irak ve Suriye sınırlarının büyük bölümünü kontrol eder hale gelen PKK tarafından ‘kuşatılmışlık hissi’ ile ABD ve Türkiye arasında Suriye konusunda giderek farklılaşan amaçlar ve artan gerilim askeri bu noktaya getirdi.”