24 Kasım 2015 Salı

Erdoğan’ın en yakınındaki asker artık kumpas şüphelisi


Balyoz davasında askerlere kumpas kurulduğu iddiasıyla yürütülen soruşturmada, Cumhurbaşkanlığı eski Muhafız Alay Komutanı emekli Albay Muhammet Tanju Poshor şüpheliler arasına girdi. Albay Tanju Poshor, davaya konu olan 1. Ordu Komutanlığı’ndaki seminerin koordinatörü olarak görev yaptı. Tanju Poshor, Balyoz Davası'na dahil edilmemiş sadece ‘tanık’ olarak dinlenmişti.

Aljazeera’den Selahattin Günday’ın haberine göre;  İstanbul Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma her geçen gün daha da derinleşiyor. Askeri İstihbarat ile koordineli çalışan soruşturma savcılığı, Balyoz davasına konu olan 1. Ordu Semineri’ne katılan ancak hakkında soruşturma açılmayan isimleri mercek altına aldı. Bu çalışma kapsamında o dönemin askerlerinin HTS kayıtları incelendi. Bu incelemelerde bir isim öne çıktı. Emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın 1. Ordu Komutanlığı döneminde 1. Ordu Plan Subayı olarak görev yapan Tanju Poshor’un HTS kayıtları incelendi.
Balyoz davasına konu olan seminerin düzenlendiği dönemde seminer koordinatörü olarak görev yapan ve kurmay yüzbaşı olan Tanju Poshor’un HTS kayıtları incelemesinde, şu an yurtdışında olan Cemaatçi yazar Tuncay Opçin ile telefon trafiği tespit edildi. Bu tespitin ardından savcılık Tuncay Opçin hakkında yakalama kararı çıkarttı. Soruşturma dosyasındaki bilgilere göre, Balyoz belgelerini haber yapan Mehmet Baransu’ya bu belgeler Tuncay Opçin tarafından verildi. Mehmet Baransu soruşturma kapsamında tek tutuklu şüpheli.
Seminer kayıtlarını ve askeri planları ordu komutanlığı dışına çıkardığından şüphelenilen emekli albay Tanju Poshor hakkındaki incelemeler devam ediyor. Tanju Poshor’un o dönemdeki görev süresince hangi evraka, hangi birimlere ve hangi odalara ulaşma yetkileri olduğu tespit ediliyor. Banka hesapları da incelemeye alındı.

GÜL DÖNEMİNDE CUMHURBAŞKANLIĞI ALAY KOMUTANI OLDU
Balyoz davasına konu olan 1. Ordu Komutanlığı’ndaki seminerde koordinatör olarak görev yapan Tanju Poshor’un kariyer yükselişi de devam etti. 1. Ordu Komutanlığı’ndaki görevinin ardından farklı birliklerde görev yapan Tanju Poshor en son Temmuz 2013'te Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı’nda görev yaptı. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül döneminde bu görevi yürüten Tanju Poshor, Temmuz 2015 tarihinde bu görevini devretti.

DAVADA TANIK OLARAK DİNLENİLDİ
Kumpas soruşturmasında şüpheli olan Tanju Poshor’un adı Balyoz davasında da gündeme gelmişti. Tanju Poshor de dava kapsamında tanık olarak dinlenildi.
Plan semineri hazırlık aşamasında görev yaptığını belirten Tanju Poshor, "Seminer icrasında salonda bulundum ve sonuç raporunu yazdım" dedi. Tanju Poshor, seminerde Balyoz, Suga, Çarşaf, Oraj, Sakal,Tırpan, Testere gibi eylem planlarının da görüşülmediğini ifade etmişti.
EMEKLİ TUĞGENERAL: TANJU POSHOR’DAN BUGÜN ŞÜPHELENİYORUM
Davanın sanıklarından emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri, dava dosyasında yer alan ve kendisine ait bir bloknot defteri ile ilgili, "Bu defter benim seminerde not tuttuğum bloknottur. Bu yazılar da bana aittir. Bu bloknotu ben saklamam. Seminer sonunda seminer koordinatörü olan kurmay yüzbaşı Tanju Poshor’a teslim ettim. Yüzbaşı Tanju Poshor, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanı oldu ve halen de kurmay albay olarak bu görevi sürdürüyor. Davaya hiç bulaştırılmadı, sadece tanık olarak dinlenildi. İlginçtir, hükümete karşı darbe planlanıyor, 'Darbe planının koordinatörü' olan subay ise muhafız alay komutanı oluyor. İster istemez Gül ve Tanju Poshor arasında kendimce bir bağlantı kuruyorum. İster istemez Tanju Poshor ile evrakın çıkarılışı hakkında bağlantı kuruyorum. Muhafız Alay Komutanı oluncaya kadar şüphelenmediğim proje subayımdan bugün şüpheleniyorum" demişti.

BALYOZ DAVASI BERAAT İLE SONUÇLANDI
Balyoz davası, 1. Ordu Komutanlığı'nda emekli orgeneral Çetin Doğan liderliğindeki bir grup askerin hükümeti devirmek için darbe planı yaptığı iddiasıyla açıldı. Taraf gazetesinde Balyoz haberlerinin yayımlanmasının ardından 2010 yılında emekli ve muvazzaf askerlerden oluşan 365 kişiye dava açıldı. 36 kişinin de beraat ettiği davada diğer sanıklar da 16 yılla 20 yıl arasında hapis cezalarına çarptırıldı. Yargıtay da mahkemenin verdiği kararları büyük oranda onayladı.
Ancak sanıklar yargılama esnasında Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu ve hak ihlâli olduğunu savundu. Yüksek Mahkeme, sanıkların haklarının ihlâl edildiğini tespit etti. Bu karar üzerine sanıklar hakkında yeniden yargılama kararı verildi. Yeniden yargılanan sanıklar beraat etti.