18 Ekim 2012 Perşembe

'Darbe için tek gerekçe kaldı!'

Darbeye gerekçe olarak kullanılabilecek tek kesim...

Darbeye gerekçe olarak kullanılabilecek tek kesim...

Diyarbakır Milletvekili Şerafettin Elçi: “Derin devlet denilen güçler bu tür devletin tehlikeli gördüğü zeminlerde yeniden karar verirler. İktidara el koyarlar. Kürt meselesi nedeniyle bunu yaparlar”

TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu bünyesinde kurulan 12 Eylül Alt Komisyonu’na bilgi veren Katılımcı Demokrasi Partisi Genel Başkanı Diyarbakır Milletvekili Şerafettin Elçi, 12 Eylül’e kısaca değindikten sonra genel olarak Kürt sorunu üzerine açıklamalarda bulundu. 12 Eylül’ü “Cumhuriyet’in kuruluşundan beri devlete egemen olan zihniyetin tekrar iktidara egemen olması” diye tanımlayan Elçi, şunları anlattı:

KONTROLSÜZ ORDU TEHLİKELİDİR: 12 Eylül organize tertiplenmiş, ayarlanmış, kurulu bir saat gibi muntazam işleyen bir süreçtir. 5 Ocak 1978’de iktidara geldik, nisan ayı ortalarına doğru Malatya’da halkın sevdiği Hamid Fendoğlu öldürüldü. Etnik olarak Malatya karıştırılmaya çalışıldı. İçişleri Bakanı Orgeneral İrfan Özaydınlı Bakanlar Kurulu’nda ‘Bu bomba sadece askerde bulunan bir bombadır’ dedi. Dirayetli bir hükümet olsaydı bu olayın izini sürmesi gerekirdi. Maalesef üzerine gidemedik. Devlet dışındaki gücün beyni, ordu içindeki özel kuvvetlerdir. O zaman Özel Harp Dairesi. Bütün bu olayların beyni orasıdır. Bu kurum sivil hükümetin denetimi dışında. 1952’den sonra kurulmuş. 74’de Ecevit döneminde Kıbrıs müdahalesinden sonra ödeneklerinin ABD tarafından verildiği öğreniliyor. Ecevit’in böyle haberi oluyor. Kontrolsüz ordu tehlikelidir.

1 MAYIS’TA BAĞIMSIZ KÜRDİSTAN: Sıkıyönetim olmadığı dönemlerde bile bölgede zaten sıkıyönetim var. Olağan yönetim zaten sıkıyönetimdir. 1979’da sıkıyönetim uzatılması öncesi Ecevit 1 Mayıs’a bir hafta kala ‘MGK bana söyledi, 1 Mayıs’ta bağımsız Kürdistan ilan edilecek’ dedi. ‘Ben bölge çocuğuyum, bağımsız devlet o kadar kolay mı, buna nasıl inanıyorsunuz?’ dedim. Ecevit ‘Valla inanamıyorum’ dedi. Askerler böyle sivil iradeyi yönlendirdiler.

DEMİREL TACA ATTI: 1979 yılında Süleyman Demirel ile 3.5 saat Kürt sorununu konuştum. O zamanın MİT Bölge Başkanı ‘Üalepler haklıdır ama bölünmeye götürebilir’ demiş. Ben somut şeyler söyledim ama Demirel taca attı, ama ben hep sahaya çekmeye çalıştım.

AYNI SİLAHLAR: (“Apocular grubunun” ortaya çıkmasında devletin desteği olup olmadığına ilişkin soru üzerine) PKK’nın kuruluşunda devlette görevli olanlar vardı, devlet ile dirsek temasındaydı. Böyle duyumlar hep oldu. 12 Eylül öncesi PKK ile Bucaklar arasında çatışmalar oldu. Yıllar sonra Bucak aşiretindekiler bana ‘Yanıltıldık, onların bize attığı mermi ile bizim attığımız mermi aynı mermi. Bir odak bize de onlara da aynı silahı vermiş dediler.

SONRAKİLERLE ÇÖZEMEZSİNİZ: Şoven milliyetçi duygularla değil. Günü kurtarma ile değil. Siyasilerin risk alarak geleceği yeniden dizayn etmek adına politika belirlemeleri lazım. Bizler hala oturuyoruz. Arkadan öyle öfkeli nesil geliyor ki onların anlaşması çok zor. Bizim nesil etkin iken sorunu çözelim. Arkadan gelen fırtına çocukları ile meseleyi çözemezsiniz. Bizler Türk denilince sizlerle oturuyoruz. Ama bizden sonraki nesilin gördüğü Türk; jandarma polis asker savcı... İş işten geçmemişken yapalım. Başbakan’ın yanlış enforme edildiğini düşünüyorum. Başbakan benim umudumdu. Bu sorun güçlü liderler ile çözülür.

KAYGAN ZEMİNDE: 12 Eylül’de devlet askerdi, bugün Başbakan’dır. O zaman hükümet vardı ama iktidar yoktu. Şu andan Başbakan iktidardır. Devletin bütün kurumlarına egemendir. O da yavaş yavaş kaygan zeminde denetiminin dışına çıkar. Derin devlet denilen güçler bu tür devletin tehlikeli gördüğü zeminlerde yeniden karar verirler. İktidara el koyarlar. Kürt meselesi nedeniyle bunu yaparlar. Benim kanaatime göre iktidarın bir yanılgısı var. Geçmişle kıyaslayarak olumlu adımları çok abartıyor. Artık Kürt halkı bizi de PKK’yı da aştı. Biz geri çekilsek artık halk vazgeçmez mücadeleden.

PKK BIRAKMAZ: Ben Başbakan’a haber gönderdim, ‘Çatışma ortamını sonlandıralım’ dedim. ‘Yolu yordamı belli’ dedim. PKK’lılar silahlı çatışmanın sona ermesini ifade ediyordu. Devlet de operasyon yapmayacak, ondan sonra ne yapılacak bakılacaktı. Başbakan öyle bir şart koştu ki; ‘PKK ancak silah bırakırsa operasyon durur’. Neden bıraksın.

ULUDERE KIRILMA NOKTASI: Darbeye gerekçe olarak kullanılabilecek tek kesim PKK. İrticayı da kullanamaz duruma geldiler. Kullanılacak tek konu Kürt Meselesi. İş daha farklı mecraya da sokulabilir. Sivil iktidarın zaafı var. Ordu kontrol altında ama tam olarak da kontrol altına alınmadı, bir mücadele var. En basiti Roboski olayıdır. Kırılma noktasıdır. PKK’nın yeniden tırmanışa geçmesinde önemli oldu o olay.