1 Nisan 2015 Çarşamba

Bedelli asker hain mi? / Hasan Uzun

Milletimiz askerlik müessesesine çok büyük anlamlar yüklemiş. Şimdi de vardır ama özellikle eski yıllarda askerlik yapmayana kız bile vermezlermiş. Peki “nedir askerlik?” desem “Hocam karşında 6 yaşında çocuk yok, herhalde biliyoruz askerliğin ne demek olduğunu” diyeceksindir eminim (ya da emin değilim ama öyle hissediyorum diyelim) Ben, askerliğin tanımından çok, amacı üzerinde durmak istiyorum. Askerlik bir vatan borcudur. Yani askerliğin amacı vatana hizmettir. Ülkemizin her ferdi de vatana olan borcuna sadık kalıp askerliğini yapmalıdır ve yapmaktadır da… Fakat askerlik, bir yönüyle de mesleğe ara verme, evliliği erteleme ya da eşten, çocuklardan, anne babadan uzak kalmak da demektir. Tabi ki vatanın ihtiyacı varsa vatandaş olarak birçok şeyi geride bırakarak vatan için koşmalıyız. Fakat bazen askere gidersin eğitimini alırsın bazı işleri görürsün ama ihtiyaç olmadığı için orada vatana pek bir faydan da dokunmayabilir. Hatta devlet senin bakımını belli bir süreliğine tamamen kendi üzerine aldığı için belli oranda devlete yük de olursun. İşte kimi zaman hükümetler bunları gördüğünden ya da başka sebeplerden bedelli askerlik formülüne sarılmışlardır. Bedelli askerlikte belli bir yaşın üzerinde olanlar, belirlenen parayı devlete ödeyip askerlikten kurtulurlar” demeyeceğim çünkü askerlikten kurtulma diye bir durum söz konusu değildir. Yine de birçok insan bunu böyle anlar. Çünkü askerliğin gerçek tanımının ve amacının farkına varamamıştır. Askerlikten kurtulma durumu olsa ismi “bedelli askerlik” olmazdı. Sonuçta askerlik yapıyorsunuz. Mesela “şeytanın ordusunda asker olmak” diye bir tabir var. Sen burada nasıl ki eline silah alıp eğitim yapıp şeytan için mücadele etmeyi anlamıyorsan, askerlik tabirinden de sadece silah, eğitim, cephe vs.yi anlamaman gerekir. Sen bedelli askerlik yaptığında vatanın için yine askerlik yapıyorsun. Vatanın hem bedeni güce hem de maddi güce ihtiyacı vardır. Bedelli askerlik yapan da vatanın maddi gücüne destek olarak ona asker olmuş olur. Bir bedel öder. Bu bedelin karşılığında da mesleğine, ailesiyle olan hayatına vs. kesintiye uğramadan devam eder. 

Bazı vatandaşlarımız da vardır ki direkt olarak kışlalarda askerlik yapmadan bedelli askerlik yapanları hain olarak görürler. Hatta kendilerinin bedelli askerlik yapma imkânı olduğu halde bu imkândan faydalanmazlar. “Ben Türküm. Her Türk asker doğar. Ben gideceğim ve o çileyi çekeceğim vatanıma hizmet edeceğim.” gibi sloganik sözlerle kahramanlık edebiyatı yaparlar. Oysa 12 ay kışlada askerlik yapan kişi ne kadar devlete katkı sağlıyor ise ücretini devlete yatıran da o kadar devlete katkı sağlamaktadır. Biz de askerliği vatana millete katkı ve hizmet üzerinden değerlendirdiğimize göre bu ikisi arasında pek de bir fark yoktur. Kimileri de sırf askerde elinde silahlı bir fotoğrafı olsun, çoluğuna çocuğuna anlatacağı askerlik ve kahramanlık anıları olsun diye ille de kışla askerliği derler. Mesele uzar gider. Sana tavsiyem bedelli askerliği ve bedelli askerleri hor görme. Onlar da hizmet etmişlerdir. Asıl mesele şudur ki; bedelli askerlik vardır ama bedelli cehennem yoktur. Bunun üzerine kafa yormalıyız… (Not: Ben ya da ailemden hiç kimse bedelli askerlik yapmadı) Haa bu arada… Bedelsiz cennet de yoktur bilesin. Selam ve dua ile..