Işık Koşaner'in ses kayıtlarında, Sayıştay'ın TSK'yı denetleyeceği
ve OYAK'ın kamu kurumu kabul edilmesi durumunda emekli ikramiyelerinin
düşeceği dile getiriliyordu. Yürürlüğe giren yeni Sayıştay Yasası'yla
TSK dâhil tüm kurumların mali denetimleri yapılacak. OYAK'ın da
Danıştay'ın kararının ardından kamu ihale mevzuatına göre hareket etmesi
gerektiği bir kez daha tescillendi.
Işık Koşaner'in ses kayıtlarında Sayıştay denetimi ve OYAK'la
ilgili açıklamalar dikkat çekti. Koşaner, "Sayıştay Kanunu değişti. Çok
dikkat ediniz. Para işleri bundan sonra çok ciddiye bindi." diyerek
subayları uyarıyor. Ayrıca, OYAK'ın kamu kurumu kabul edilmesi durumunda
emekli olduktan sonra alacakları paranın yüzde 15 düşebileceğini
belirtiyor ve ekliyor: "Bunun için mücadele ediyoruz." Koşaner'in
üzerinde durduğu iki konuda da son dönemde önemli gelişmeler yaşandı.
Yürürlüğe giren yeni Sayıştay Yasası'yla Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)
dâhil tüm kurumların mali denetimleri yapılacak. Sayıştay, devlete ait
ordunun elindeki silah ve bina gibi tüm malların sayımını yapacak ve
denetleyecek. Dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un emriyle emekli
paşalar için Fenerbahçe Orduevi arazisine lüks konutlar yapıldığı
iddialarını incelemek isteyen Sayıştay denetçileri daha önce
engellenmişti. Askerî yetkililer 'yönetmelik' olmadığı gerekçesiyle
denetçileri içeri almamıştı. Yeni kanunla birlikte tüm imtiyazlar ve
muğlâklıklar ortadan kalktı. Sayıştay, MİT ve Emniyet'i de denetleyecek.
Söz konusu kurumlar hakkında hazırlanan raporlar Meclis'e sunulacak.
Savunma, güvenlik ve istihbarat ile ilgili kamu idarelerinin
ellerinde bulunan devlet mallarının denetimi sonucunda hazırlanacak
raporların kamuoyuna duyurulmasına ilişkin hususlar; ilgili kamu
idarelerinin görüşleri alınarak Sayıştay tarafından hazırlanıp Bakanlar
Kurulu'nca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenecek. Yasadaki bu madde
çeşitli eleştirilere neden olmuştu. Bu raporların hiçbir zaman
kamuoyuyla paylaşılmayacağı savunulmuştu. Üst düzey Sayıştay
yetkilileri, dünyanın her yerinde milli güvenliği ilgilendiren
bilgilerin gizli tutulduğunun altını çiziyor. Fakat her raporun
'gizlilik' yüzünden kamuoyundan saklanması gibi bir keyfi durumun ortaya
çıkmaması için de gerekli tedbirlerin alınacağını ifade ediyor.
Işık Koşaner'in ses kaydında dert yandığı bir başka husus ise
OYAK'ın kamu kurumu statüsünde kabul edilme ihtimali. Devlet İhale
Kanunu'nun yerine 1 Ocak 2003'te 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun
yürürlüğe girmesiyle birlikte OYAK için tartışmalı süreç başladı. Kanun
kapsamındaki kuruluşların mal ve hizmet alımları ile yapım işleri için
mevzuata uygun ihale açması gerekiyor. Milli Savunma Bakanlığı'na bağlı
tüzel kişilik olarak kurulan OYAK ise eski kanuna göre imtiyazlıydı ve
özel şirket gibi davranabiliyordu. Yeni kanunla imtiyazı ortadan
kalkmasına rağmen 8 yıldır İhale Kanunu'na tabi değilmiş gibi hareket
ediyordu. Ancak bir ihale sebebiyle yapılan şikâyet bu durumu
değiştirdi. Kamu İhale Kurumu, OYAK'ın yarıdan fazla hissesine sahip
olduğu Bolu Çimento'nun ilgili kanun kapsamında bulunup bulunmadığını
belirlemek için toplandı. Kurum, OYAK ve yarıdan fazla hissesine sahip
olduğu tüm iştiraklerinin kanun kapsamında olduğuna hükmetti.
OYAK, imtiyazlarını kaybetmemek için çeşitli yollar denedi. Önce
KİK'in kararının iptali için Ankara 7. Bölge İdare Mahkemesi'ne
başvurdu. Fakat buradan istediği karar çıkmadı. Ardından Meclis'te kulis
faaliyetleri başladı. Meclis'te kabul edilen 'torba yasa'ya bir madde
ekleyerek, KİK mevzuatından çıkmayı hedefleyen OYAK, yine istediğini
alamadı. Kurum yöneticilerinin Meclis'te kulis yaparak KİK mevzuatı
dışına çıkma çabaları, geçmişte hukuksuz işlem yaptıklarının itirafı
olarak değerlendirildi. Son çare olarak Danıştay'ın kapısını çaldı.
Yürütmenin durdurulması için başvuruda bulundu. Fakat Danıştay 13.
Dairesi '2011-990' sayılı kararla yürütmenin durdurulması isteğini
reddetti. Danıştay'ın kararının ardından OYAK'ın kamu ihale mevzuatına
göre hareket etmesi gerektiği bir kez daha tescillenmiş oldu. Danıştay,
şimdi davayı esastan görüşecek.