14 Aralık 2015 Pazartesi

Generallerin başını okşadığı ‘terörist’ / Metin Gürcan

O, 2014’ün 18 Mart’ında Genelkurmay Başkanlığı’nda düzenlenen ‘Şehitler Günü Anma Programının’ göz bebeği idi. Çünkü korucu olan babası teröristlerce evinin kapısında ve O’nun gözleri önünde şehit edilmişti. Bir şehit çocuğu olarak davet edildiği bu programdaki ‘buruk gururu’nu hisseden ve onu teselli etmek isteyen generaller onun başını okşamışlar, onunla sohbet etmişler ve ona ilk kez uçağa binme ve yine ilk kez Başkent Ankara’yı görme fırsatını veren 18 Mart 2014 gününü hayatının unutulmazları arasına sokmayı başarmışlardı. Gördüğü bu yakın ilgi sayesinde babası şehit olduğundan beri ilk kez yüzü güldü. O’nu Genelkurmay Başkanlığının nizamiyesinden uğurlarken o mahzun gülümseme aklımda çakılı, arkasından bakakalmıştım. ‘Allah’ım ne hayırlı iş oldu’ dedim kendi kendime. ‘Çocuğa sahipsiz olmadığını, ona sahip çıkıldığını hissettirdik. Boynu bükük kalmadı, hayatında bir gün de olsa yüzünü güldürdük.’

O, 18 Mart 2014’den tam 19 ay sonra bu sefer de 2 Ekim 2015’de basına haber olarak yansıdı. Ama bu sefer ‘Generallerin başını okşadığı bir şehit çocuğu’ olarak değil bir ‘Terörist’ olarak. Güneydoğu’nun o adı sık sık çatışmalarla gündeme gelen illerinden birinde acılı annesinin ifadesiyle ‘Şeytana uymuş’ ve o günün akşamı sokağa çıkıvermişti. ‘Arkadaşlarına kandı belki de merak etti bilemiyorum’ dedi annesi ve devam etti ‘Ama yemin billah. Oğlumun yoktur terörle ve örgütle bir ilişkisi. Elinde de silah yokmuş zaten. Eminim meraktan gitti. Sonra beni aradılar oğlun vuruldu, ağır yaralı diye... Polis vurmuş gösteriler esnasında. Ama komutanım yemin billah elinde ne silah varmış çocuğun ne de başka bir şey.’

O, daha 14 yaşındadır. Hemen Diyarbakır Devlet Hastanesi’ne kaldırılır. Devlet her şeye rağmen O’na ‘şefkat’ göstermiş ve tedavi altına almıştır ama kaldırıldığı bölüm ‘Tutuklu Koğuşu’dur. Daha 19 ay önce Ankara’da Genelkurmay’da ‘Generallerin başını okşadığı buruk gururlu şehit çocuğu’ iken artık  ‘Çocuk teröristtir.’ Ama her ikisindeki ortak nokta: ‘Çocuktur.’

Çocuk, Türkiye hukuk sisteminde ‘daha erken yaşta ergin olsa bile, on sekiz yaşını doldurmamış kişiye’ deniyor. Türkiye’de, çocukların ceza hukuku karşısındaki sorumlulukları bakımından durumları, üç yaş grubu altında farklı hükümlere bağlanmış durumda. İlk grup olarak, suç tarihinde 12 yaşını doldurmamış küçüklerin ceza hukuku karşısında sorumluluğu bulunmamakta. O’nun girdiği 12 yaşını doldurmuş olup, henüz 15 yaşını doldurmamış olan çocukların ceza hukuku karşısındaki sorumluluklarının olup olmadığı hususunda Kanun Koyucu kesin kanaat bildirmemiş. Son grup olan 15 yaşını doldurmuş ancak, 18 yaşını doldurmamış olan çocukların ceza hukuku karşısında sorumlulukları bulunmakta. Ancak, bu çocuklar hakkında indirimli ceza politikası izlenmekte.

Geçen ay Cizre’ye yaptığım gezide bir genç beni kenara çekti. ‘Metin Abi’ dedi ve devam etti ‘PKK bu YDG-H’li gençlere çok yazık ediyor. Eskiden örgütçülüğün de bir raconu vardı. Örgüte girmek istediğinde kesin kaydını alırlardı. Seni yaşadığın yerden koparır ve KADROLU TERÖRİST yaparlardı. Kadrolu olunca en azından örgüt içinde bir maaşın, kimliğin, hakkın ve hukukun olurdu. Ama ya şimdi? Şimdi örgüt bu çocukları kandırıyor. Kimliklerini bile almadan onları sokağa salıyor ve başlarına bir şey gelince de haklarını gözetmiyor. Olan da arkalarından koşan gözü yaşlı ana babalara oluyor. Ailesinden kaçıp YDG-H evlerinde kalan 12 yaşında çocuklar var biliyor musun?’

Belki O, o gün annesinin dediği gibi ‘meraktan’ belki de örgütün ‘kandırdığı’ bir çocuk olarak sokaktaydı bunu bilemiyoruz ama bildiğimiz bir şey var O’na ve onun gibilere devletin ‘acımadığı.’ Çünkü devlet o çocuk da olsa terör örgütü üyeliği, terör örgütü üyesi olmamakla birlikte terör örgütü adına suç işlenmesi, terör örgütüne yardım ve yataklık suçu ile terörün propagandası suçlarını asla affetmez ve en ağır şekilde cezalandırır. Her ne kadar çocuk hukuku kapsamında O’nun cezai sorumluluğundan bahsedebilmek için, O’na isnad edilen suçun “hukuki anlam ve sonuçlarını algılama” ve “davranışlarını yönlendirme” yeteneklerine sahip olması gerekse ve cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığına yönelik TİTİZ bir soruşturma süreci gerekse de Türkiye’nin ‘anormalin normalleştiği’ bir şehrinde yaşadığı için kolluk güçlerinin ve yerel yargının ne bunu yapacak gücü ne de konu terör olunca yetkisi var.
Çünkü O ve belki de şu anda yüzlercesi devletin soruşturulması, kovuşturulması ve infazında özel kurallara yer verilmiş, özel kolluk, savcılık, mahkeme sistemi geliştirilmiş ve özel ceza infaz sistemleri öngörülmüş terör suçu ile karşı karşıya. Konu terör olunca “çocuğun korunması ihtiyacı” veya “çocuğun suça itilmesi” olgusu gibi çocuk hukuku değerleri ister istemez ikinci plana itiliyor. O ve onun gibi yüzlercesinin çocuklukları konu terör suçu olunca daraldıkça daralıyor ve en sonunda ‘çocuk terörist’ kavramının başındaki ‘çocuk’ da düşüyor. Akşam haber bültenlerinde biz onları ‘terörist’ olarak dinliyoruz, gazetelerde ‘terörist’ olarak okuyoruz.

‘Çocuk mocuk ama ellerinde Keleşler ve roketatarlar var. Polisi, askeri onlar şehit ediyor’ itirazlarını duyar gibiyim. Doğru elinde silahla polisi ve askeri şehit edenlere acımayın buna diyeceğim yok ama lütfen bir kez kendinizi o kent merkezlerindeki çatışma alanlarının ortasında yaşamaya çalışan bir anne veya baba olarak hayal edin. 15 yaşında oğlunuz var. Atarlı ve ağır adrenalin baskısı altında. Genç ergen. Onu nasıl günün 24 saati ve haftanın 7 günü kontrol edebilirsiniz? Silopi’den bir dostum şöyle diyor ‘Abi, zaten yapabilenler örgüte çocuklarını kaptırmamak için ya başka illere okul kaydını aldırdı ya da çalışmaya gönderdi. Kalanlar zaten durumu olmayan fakir aile çocukları. İş yok güç yok. Bu çocuk ne yapsın?’ Şimdi o zaman asıl suçlu kim?

- Bu habitatta ‘suça sürüklenen’ çocuk mu?
- Bu çocuğa sahip çıkamayan anne baba mı?
- Bu gencin enerji ve dinamizmini çok iyi anlayan ancak istismar eden, kent merkezlerinde daha az maliyetli, daha uzun soluklu, daha siyasi ve kendisi için daha az riskli bir mücadele için bu gencin enerjisini, otoriteye olan itirazını, başkaldırışını kullanan PKK mı?
- Bu genci ıskalayan ve 19 ayda ‘generallerin başını okşadığı şehit çocukluğundan’  ‘çocuk teröriste’ dönüşmesine neden olan mekanizmayı anlamak istemeyen devlet mi?

O’nun şu andaki durumunu merak ediyorsunuz değil mi? Şu anda yargı süreci devam ediyor. ‘terör örgütü adına suç işlenmesi ve terör örgütüne yardım ve yataklık suçlarından 8-10 yıl hapis istemiyle yargılanıyor. Henüz 14 yaşında ama adli siciline ‘terörün’ bir şekilde bulaştığı bir çürüyen kişilik haline gelmiş durumda. Artık O’nun için okumanın, hayata tutunmaya çalışmanın bir anlamı var mı sizce? Henüz çocuk yaşta mezara kadar götüreceği bu damga ile O nerede ve nasıl iş bulur, hayatını nasıl kazanır? Fikri olan......

‘Aman bize ne? Çeksin cezasını’ diyenler de olabilir aranızda. Ben bu kadar acımasız olmazdım ve biraz ürkerdim çünkü O ve O’nun gibilerin sayısı şu son 7 ayda ülke genelinde binli rakamlara ulaşmış durumda. O ve O’nun gibi bir kaç kişi olsa hadi görmezlikten gelelim ama biraz provakatif bir noktaya dikkat çekmek isterim: Bu çatışmalar hala devam ederse 6-7 ay içinde O ve O’nun gibi yaklaşık 5 bin ‘çocuk teröristimiz’ olsa karanlık emelleri olanlar bu kayıp çocuklardan mini bir ‘Şehir Gerillası Ordusu’ çıkartır.

Terörle mücadelede günümüzde her şey çok daha asimetrik. Bakın size bir ilginç bilgi: 1830’larda ABD’nin batı kıyısında, Kaliforniya’nın Pasifik sahillerindeki balıkçılar av dönüşü ağlarına takılan deniz yıldızlarını bıçakla ikiye böler, öldürüp balıklar yesin diye deniz atarmış. Balık üreme yataklarını kurutan bu deniz yıldızları onlar öldürdükçe daha da artmış.  Balık yataklarını daha çok kurutmaya başlamış. Balıkçılar da deniz yıldızları balık yataklarını kapladıkça onları daha bir hınçla öldürmeye başlamış. Artık ikiye değil dörde bölerek denize atmaya başlamışlar. 1870’lere gelindiğinde San Fransisko- Los Angeles arasındaki kıyı şeridinde deniz yıldızı istilası yüzünden tüm balık yatakları kurumuş ve balıkçılık bitme noktasına gelmiş. Ve tam da o yıllarda bir deniz biyoloğu çok ilginç bir şey keşfetmiş. Ne mi? Deniz yıldızlarının merkezi sinir sistemi olmadığını... Yani balıkçılar ağlarına takılan deniz yıldızlarını ikiye bölüp öldürdük zannıyla denize attıkça aslında bir deniz yıldızından iki deniz yıldızı yapıyorlarmış. Daha da kızdıklarında onları dörde bölünce de bir deniz yıldızından dört deniz yıldızı....Kıssadan hisse mi?

O ve O’nun gibi ‘Çocuk teröristleri’ tamam ezelim, yok edelim, hapislere tıkalım ama. Ama onlar şu deniz yıldızlarına benziyor olmasınlar. Biz onları yok ettiğimizi sandıkça onlardan daha çok yaratıyor olmayalım? Bir tanesini öldürüp, hapse tıkarken on tanesini yaratıyor muyuz acaba?

Çözüm mü? 
ilk olarak, O ve onun gibi sayıları binli rakamlara ulaşan ‘Çocuk teröristler’ tarafından gerçekleştirilmiş olan fiilleri dolayısıyla kusur yeteneklerinin varlığı durumunda, halen uygulanmakta olan ceza indirimi suretiyle cezalandırma politikası yerine, hâkime verilecek takdir yetkisiyle, gerektiğinde bu çocuklar hakkında ceza uygulamama yönteminin belirlenmesi. Hakimlerin takdir yetkisine bırakılan bu husus sayesinde bu çocuklar belki de ‘çürüyen kişilikler’ olmaktan kurtarılabilir. İkinci olarak bu ‘çocukların’ topluma nasıl kazandırılacağına yönelik ciddi bir devlet politikası, maddi, manevi ve psikolojik rehabilite süreçlerine  dair ciddi projeler gerekir. 

Umarım Ankara beni duyuyordur. Duymuyorsa da sanırım şu an ağlarına takılan deniz yıldızlarını dörde bölmekten duymuyor olabilir. Ama benden söylemesi deniz yıldızlarının merkezi sinir sistemi yok, birini dörde bölünce ondan dört tane oluyor...

Babası asker selamıyla uğurladı, Annesi 'Bu sana hiç yakışmadı'

Babası asker selamıyla uğurladı, Annesi 'Bu sana hiç yakışmadı'
AĞRI’da vatani görevini yaptığı birlikte nöbet dönüşü arkadaşı O.K. tarafından tartışma sonucu vurularak şehit olan 27 yaşındaki piyade çavuş Çağlar İnan, Tekirdağ’ın Çorlu İlçesi’nde toprağa verildi. Terhisine 21 gün kala şehit olan oğlunun ardından gözyaşlarına boğulan anne Aynur İnan, "Bu sana hiç yakışmadı" diye feryat ederken, baba Davut İnan ise oğlunu asker selamıyla uğurladı.

Ağrı’da vatani görevini yapan piyade çavuş Çağlar, dün gece nöbetten döndükten sonra arkadaşı O.K. tarafından tartışma sonucu vurularak şehit oldu. Kırklareli nüfusuna kayıtlı olan ve ailesinin Tekirdağ’ın Çorlu İlçesi’nde yaşadığı Çağlar İnan askeri uçakla bu sabah Çorlu havaalanına, oradan da Omurtak Caddesi’ndeki Süleymaniye Camii’ne getirildi. Şehit Çağlar İnan’ın cenazesine annesi Aynur, babası Davut İnan’ın yanı sıra Tekirdağ Valisi Enver Salihoğlu, 5’inci Kolordu Komutanı Korgeneral Albaysan Erdoğan, Ak Parti Tekirdağ Milletvekili Metin Akgün, CHP Milletvekili Emre Köprülü, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Kadir Albayrak, Çorlu Belediye Başkanı CHP’li Ünal Baysan ile şehidin yakınları katıldı.

BABASI ASKER SELAMIYLA UĞURLADI

İkindi namazının ardından cenaze namazı kılınan şehit Çağlar İnan’ın Türk bayrağına sarılı tabutu tören aracına taşındı. Oğlunun cenazesinin ardından yürüyen anne Aynur İnan, "Bu sana hiç yakışmadı" diye gözyaşı döktü. Baba Davut İnan ise oğlunu asker selamıyla uğurladı. Törenin ardından şehit piyade çavuş Çağlar İnan’ın cenazesi Çorlu Askeri Şehitliği’nde toprağa verildi.
Eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt 'e-muhtıra soruşturması' kapsamında şüpheli sıfatıyla evinde ifade verdi.

Rusya silah pazarında yükseliyor, Batı düşüşte

İsveç Barış Enstitüsü'nün (SIPRI) derlediği rakamlara göre 2014 yılında dünya çapında silah satışlarında Batı Avrupa ve ABD'nin pazar payı düşerken Rusya ve Asya merkezli şirketlerin payı yükseldi.
 
Stokholm merkezli SIPRI'nin hazırladığı rapora göre silah ve askeri hizmet satan en büyük 100 şirketin toplam hasılatında önceki üç yıl yaşanan düşüş, 2014'te de %1,5'luk bir gerileme ile devam etti.
Rus şirketleri hem artan ulusal askeri harcamalar hem de artan ihracatın meyvelerini topluyor SIPRI analisti Siemon Wezeman

Dünyanın en büyük silah şirketi ABD merkezli Lockheed Martin'in satışlarında ise %3,9 artış var.
Batı Avrupa ve ABD merkezli silah şirketleri en büyük 100 silah şirketi listesinde hâlâ ağırlıkta ve pazarın %80'ini elinde tutuyor, fakat toplam olarak satışları 2013'ten 2014'e yüzde 3,2 düşüş gösterdi.

RUSLARDA ARTIŞ YÜZDE 50

SIPRI'nin en büyük 100 silah şirketi listesinde ABD ve Batı Avrupa merkezli olmayan 36 şirketin satışları ise toplam %25 arttı.

Bu artışın önemli bir kısmı Rusya'nın silah satışlarındaki %50'lik artıştan kaynaklanıyor.
İsveç Barış Enstitüsü'nün uzmanlarından Siemon Wezeman "Rus şirketleri hem artan ulusal askeri harcamalar hem de artan ihracatın meyvelerini topluyor" dedi.

Enstitü'nün hazırladığı rapora göre, "en büyük 100" listesine giren 11 Rus silah şirkeninin yıllık hasılatı bir yılda %48,4 büyüdü.
Listedeki en büyük Rus şirketi Almaz-Antev, 8,84 milyar dolarla 11. sırada.
Rusya'daki silah şirketlerinin imalatı büyük ölçüde Rus ordusuna gidiyor fakat Hindistan ile Çin de dahil, kendileri de silah üreticisi olan bazı ülkeler de önemli müşterileri arasında.

SURİYE FAKTÖRÜ

Moskova, Sovyetler Birliği döneminden beri Suriye'ye silah satıyor fakat SIPRI raporuna göre Suriye artık fazla silah alamıyor.
Beş yıla yakın süredir devam eden ve tahminen 250 bin kişinin yaşamını kaybettiği savaş Şam'ın kasalarını boşalttı.
Silah satışları uzmanı Wezeman, Rusya'nın müttefiki olmasına rağmen Rus şirketlerinin Suriye'ye silah satışı konusunda geri adım atmadığını söylüyor "Ruslar, 'Ödemeyi yapın, teslimatı yapalım. Para yoksa silah da yok' diyor" diye ekliyor.

YAPTIRIMLAR ETKİLEMEDİ


Rus silah satışları rapora göre Rusya'nın Kırım'ı 2014 yılının Mart ayında ilhakı ardından konan uluslararası yaptırımlardan pek etkilenmedi.

Silah sanayi yetkilileri, yaptırımların Rusya'yı yeni pazarlar aramaya ve yeni teknolojiler geliştirmeye yaradığını söylüyorlar.
Buna karşılık Rusya ile girdiği çatışmanın etkisiyle Ukrayna'nın silah satışları başaşağı bir düşüşle yüzde 37,4 geriledi.

YENİ ÜRETİCİLER: TÜRKİYE VE ASELSAN


İsveç Barış Enstitüsü raporunda pazar payını büyüten ve güçlenen şirketler arasında Türkiye'den şirketler de sayılıyor.

SIPRI'nin "En büyük 100" listesinde Türkiye'den iki şirket var:

İlki satışlarını %5,6 artırmakla birlikte sıralamada 66.lıktan 73. lüğe düşen ASELSAN.
İkincisi ise satışlarını %15,1 artırarak 89. sıraya giren Türk Havacılık ve Uzay Sanayi TUSAŞ (TAI).
Diğer bir SIPRI uzmanı Pieter Wezeman "ASELSAN ve TUSAŞ'ın gelirlerindeki hızlı yükselişin ardında, Türkiye'nin bir yandan silah konusunda kendine yeterli olma çabası, diğer yandan da daha atak bir ihracat hamlesi içinde oluşu var" diye konuştu.


Güney Kore ve Çin şirketlerinin de dünya pazarı paylarını yükselttikleri görülüyor.Ancak İsveç Barış Enstitüsü, Çin şirketleriyle ilgili güvenilir bilgi alamadığı için bunlarla ilgili ayrıntıları rapora dahil etmemiş

Olay Rus gemisi denizaltı kontrolünde geçti

Olay Rus gemisi denizaltı kontrolünde geçti

Karadeniz'den Akdeniz'e gidişinde İstanbul Boğazı'ndan geçerken bir Rus askerinin omuzunda silah doğrultmasıyla gündeme gelen Rus savaş gemisi, dönüş yolunda yine Boğaz'dan geçti.

İstanbul Boğazı'ndan geçerken bir askerin omzunda füze tutmasıyla gündeme oturan Rus Donanması'na ait 125 metrelik savaş gemisi 'Caesar Kunikov', Karadeniz’e geçti. Boğaz geçişinde hızla yol alan gemiye sahil güvenlik botu eşlik etti.

Rus savaş gemisi, Türk donanmasına ait bir denizaltı kontrolünde geçti. Denizaltı, 3. Köprü açıklarında yüzeye çıkarak takibi bıraktı. Geminin üstündeki askerler dikkat çekti.

Türk Ordusu Başika'dan çekildi!

Türk Ordusu'nun, Musul'un Başika bölgesindeki askeri varlığını azalttığı bildirildi.


Rûdaw muhabiri, bugün sabah saatlerinde bölgede hareketlilik yaşandığını ve Türk askerlerinin büyük bir bölümünün geri çekilmeye başladığını aktardı.


Gece saatlerinde çok sayıda askeri TIR Türkiye'den Kürdistan Bölgesi'ne geçmişti.


Muhabirimiz, Başika bölgesine giden tırların geri dönerek Duhok’a ulaştığını, sınır kapısından Türkiye’ye giriş yapacağını bildirdi.

Muhabirimiz ayrıca, konvoyun 10 askeri araçtan oluştuğunu aktardı.

Başika’da az sayıda asker ile ekipman ve silahtan oluşan küçük bir Türk askeri birliği kaldı.

Dün gece geçtiler

Rûdaw kamerasının dün gece görüntülediği ve yükü olmayan askeri tırlar, tank ve top taşımada kullanılıyor.

Ayrıca her tırda şöforün yanısıra birer askerin de olduğu görülüyor.
 
4 Aralık’ta Musul’un Başika ve Zelikan Kampı’na yerleşen Türk birliği ağır silahlar, tanklar ve toplarla donanmıştı.
 
Bağdat, Türk Ordusu’nun bölgeden çekilmesi için önceki gün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) başvurdu.

Türkiye ise Bağdat’la yapılan anlaşma üzerine asker gönderildiğini ve çekilmenin sözkonusu olmadığını duyurmuştu.

Merkezi IŞİD’in işgalinde olan Başika, Musul’un kuzeydoğusunda, IŞİD karargahlarına da 10 kilometre mesafede bulunuyor.

Başika’nın çevresi ve kente nazır yükseltileri ise Peşmerge Güçleri’nin kontrolünde.

IŞİD, Başika’nın adını Haziran 2014'te ele geçirdikten sonra "Dua" olarak değiştirmişti.

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDEN HABERLER

14 Aralık 2015, Pazartesi
Genelkurmay Başkanlığı tarafından 18 Mart 2015 tarihinde başlatılan, “Türkiye Şehitlerini Anıyor” etkinliği kapsamında;
- 09 Aralık 2015 tarihinde saat 14.00’da Kıbrıs Barış Harekâtı şehitlerinden Piyade Er Ramazan ALİM, şehit yakınları, davetliler, müze ziyaretçileri ve öğrencilerin katılımıyla törenle anılmıştır.
- 16 Aralık 2015 tarihinde saat 14.00’da Kıbrıs Barış Harekâtı şehitlerinden Deniz Çarkçı Er Uğur TATLI, Harbiye Askerî Müzesi ve Kültür Sitesi Komutanlığında anılacaktır.


10'uncu Komando Tugay Komutanlığı (Tatvan/Bitlis) tarafından, 04 Aralık 2015 tarihinde Meskûn Mahallerde Muharebe Eğitimi'ne yönelik tatbikat icra edilmiştir.


16'ncı Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı (Diyarbakır) tarafından, 27-29 Kasım 2015 tarihleri arasında Kara Kuvvetleri Tatbikat Merkezi Komutanlığında (Şereflikoçhisar/Ankara) tank üstü silahları ile atış icra edilmiştir.


28'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı (Ankara) tarafından, 30 Kasım-03 Aralık 2015 tarihleri arasında General Nahit ŞENOĞUL Atış ve Tatbikat Alanında (Acıkır/Polatlı) ağır silah atışları icra edilmiştir.


Türk Deniz Kuvvetleri ve NATO Daimi Deniz Görev Grubu-1 (SNMG-1) unsurlarının katılımıyla, Doğu Akdeniz’de ittifak dayanışmasının sergilenmesi kapsamında 9 Aralık 2015 tarihinde Geçiş Eğitimleri icra edilmiştir.
Geçiş Eğitimlerine; 4’üncü Muhrip Filotillası Komodoru emrindeki Türk Deniz Kuvvetleri unsurları TCG GAZİANTEP ve TCG GÖKÇEADA fırkateynleri, SNMG-1 Komutanı emrindeki İspanya Deniz Kuvvetleri fırkateyni ESPS BLAS DE LEZO, Portekiz Deniz Kuvvetleri fırkateyni NRP DE FRANCISCO DE ALMEIDA ve Kanada Deniz Kuvvetleri fırkateyni HMCS WINNIPEG iştirak etmiştir.


Mehteran Birliği tarafından, 07 Aralık 2015 tarihinde Hz. Mevlâna’nın 742’nci Vuslat Yıl Dönümü etkinlikleri kapsamında Konya Valiliği önünde konser verilmiştir.

ÖNEMLİ YURTİÇİ OLAYLAR

Tarih / Saat
12 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Ağrı’da, Bölücü Terör Örgütünden kaçan bir terörist güvenlik güçlerine teslim olmuştur.
Tarih / Saat
13 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Kilis / Elbeyli’de, Suriye’den Türkiye’ye yasa dışı yollarla sınırı geçmeye çalışan ve DEAŞ Terör Örgütü üyesi olduğu değerlendirilen yabancı uyruklu beş şahıs (üçü çocuk) yakalanmıştır.
Tarih / Saat
12 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Hakkâri'de yapılan aramada, Bölücü Terör Örgütü mensubu bir terörist yakalanmıştır. Yakalanan terörist ile birlikte bir tabanca, iki şarjör, beş tabanca fişeği, bir av tüfeği ve 12 av tüfeği fişeği ele geçirilmiştir.
Tarih / Saat
12 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Gaziantep'te güvenlik güçlerince icra edilen yol emniyet ve kontrol devriyesi esnasında, Suriye'ye yasa dışı yollardan geçmeye çalışan ve DEAŞ Terör Örgütü üyesi olduğu değerlendirilen yabancı uyruklu dört şahıs yakalanarak gözaltına alınmıştır.
Tarih / Saat
11 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Bingöl / Adaklı’da icra edilen operasyonda, Bölücü Terör Örgütü mensuplarınca kullanıldığı tespit edilen 26 ayrı sığınak içerisinde;
- bir Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristin cesedi, (eskiden kalma, muhtemelen örgütün infaz ettiği)
- bir adet Biksi makineli tüfek,
- iki adet Kaleşnikof piyade tüfeği,
- beş adet el bombası,
- 12 adet Kaleşnikof piyade tüfeği şarjörü,
- iki adet Yaesu marka el telsizi,
- El Yapımı Patlayıcı yapımında kullanılan malzeme (beş kilogram patlayıcı madde, dört kilogram amonyum nitrat, 17 adet mutfak tüpü, 18 adet sekizli pil bloğu, 720 metre elektrik kablosu),
- muhtelif malzeme ve teçhizat (iki adet hücum yeleği, dört adet uyku tulumu, 15 takım eski elbise, kışlık kıyafetler, beş adet matara, bir adet dürbün, bir adet el feneri, 50 metre sera naylonu, 150 metre hortum, beş adet kazma, beş adet balta, bir adet demir kesme makası, 14 adet ağaç kesme testeresi, iki adet katır kemeri, çok sayıda ip ve çuval, iki litre benzin, bir tonluk plastik su tankı, üç adet akü ve tıbbi malzeme),
- muhtelif cins ve miktarda gıda malzemesi (150 kilogram bulgur, 100 kilogram un, 40 kilogram şeker, 50 kilogram zeytin, 60 kilogram çay, 40 litre ayçiçek yağı, 18 litre sıvı yağ, 43 litre pekmez, 10 kilogram soğan, 18 litre tahin, 10 kilogram makarna, 50 kilogram nohut, 15 kilogram salça, 25 kilogram şehriye, 25 kilogram bulgur, 25 kilogram mercimek, 25 kilogram tuz, üç kilogram tahin pekmez, bir paket tahin pekmez, 31 adet konserve, 10 paket kuru maya) ile örgütsel doküman ele geçirilmiştir.
Tarih / Saat
11 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Bitlis / Tatvan’da icra edilen operasyonda, Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristler tarafından kullanıldığı tespit edilen 12 ayrı sığınak / barınak içerisinde;
- bir adet telsiz şarj cihazı,
- bir adet Kaleşnikof piyade tüfeği monte hamili,
- 50 adet Kaleşnikof piyade tüfeği fişeği,
- iki adet bayan terörist fotoğraf ve kimliği,
- muhtelif cins ve miktarda malzeme (Bitlis / Hizan haritası, 16 adet Mekap marka ayakkabı, iki adet sırt çantası, 10 adet battaniye, 50 metre sera naylonu, dört kutu silah yağı, iki adet şemsiye, bir adet mont, bir adet testere, bir adet balta, bir adet kazma, bir adet kürek) ile örgütsel doküman ele geçirilmiştir.
Tarih / Saat
11 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Iğdır’da, Bölücü Terör Örgütüne yardım ve yataklık yapma ve vatandaşı tehdit etme suçundan beş iş birlikçi tutuklanmıştır.
Tarih / Saat
11 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Şırnak / Silopi’de, Bölücü Terör Örgütünden kaçan bir terörist güvenlik güçlerine teslim olmuştur.
Tarih / Saat
09 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Tunceli / Hozat’da icra edilen operasyonda, Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristler tarafından araziye yerleştirildiği tespit edilen bir adet El Yapımı Patlayıcı imha edilmiştir.
Tarih / Saat
09 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Hatay/Belen’de icra edilen operasyonda, Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristler tarafından kullanıldığı tespit edilen bir sığınak içerisinde, muhtelif yiyecek ve yaşam malzemesi (300 kg un, 50 kg makarna, 10 kg bulgur, 15 kg mercimek, 25 kg pirinç, 40 kg fasulye, 15 kg barbunya, 20 kg pekmez, 15 kg reçel, 50 kg şeker, 20 litre ayçiçek yağı, 20 kg zeytin, 18 kg peynir, 20 m sera naylonu, 10 adet pil) ele geçirilmiştir.
Tarih / Saat
10 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Bingöl / Adaklı’da devam eden operasyonda, Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristler tarafından kullanıldığı tespit edilen üç sığınak içerisinde, muhtelif yiyecek ve yaşam malzemesi (25 kg tuz, 25 kg mercimek, 25 kg bulgur, 25 kg şehriye, beş lt sıvı yağ, 14 adet konserve, iki adet şemsiye, yedi adet battaniye, 15 m hortum, bir adet çaydanlık, bir adet tencere) ile örgütsel doküman ele geçirilmiştir.
Tarih / Saat
10 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Muş’ta icra edilen operasyonda, Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristler tarafından kullanıldığı tespit edilen bir sığınak içerisinde, El Yapımı Patlayıcı yapımında kullanılan malzeme (dört adet 12 kilogramlık mutfak tüpü ve dört top kablo) ele geçirilmiştir.
Tarih / Saat
10 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Kilis / Elbeyli’de hudut hattında yapılan kontrolde, bir adet el bombası, bir adet Kaleşnikof piyade tüfeği ve şarjörü ile 28 adet fişeği ele geçirilmiştir.
Tarih / Saat
10 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Şanlıurfa’da, Bölücü Terör Örgütünden kaçan bir terörist güvenlik güçlerine teslim olmuştur.
Tarih / Saat
10 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Kilis / Elbeyli’de, Türkiye’den Suriye’ye yasa dışı yollarla sınırı geçmeye çalışan DEAŞ Terör Örgütü mensubu yabancı uyruklu bir şahıs yakalanmıştır.
Tarih / Saat
09 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Mardin / Ömerli’de icra edilen operasyonda; güvenlik güçleriyle Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristler arasında çıkan çatışmada; üç Bölücü Terör Örgütü mensubu terörist silah ve teçhizatı ile birlikte ölü olarak ele geçirilmiş, tespit edilen yedi sığınakta; 200 kilogram amonyum nitrat, bir Yaesu büyük telsiz, bir gece görüş dürbünü, muhtelif yaşam ve giyim malzemesi ele geçirilmiştir.
Tarih / Saat
09 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Tunceli / Hozat’ta icra edilen operasyonda; tespit edilen bir sığınakta, muhtelif yaşam malzemesi ele geçirilmiştir.
Tarih / Saat
09 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Kars / Kağızman’da, icra edilen operasyonda; tespit edilen bir sığınakta, muhtelif yaşam malzemesi ele geçirilmiştir.
Tarih / Saat
09 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Bitlis / Merkez’de, bir şahsın evinde yapılan aramada; bir Kaleşnikof piyade tüfeği, 39 fişek, dört av tüfeği, 134 av tüfeği fişeği, bir yivli mavzer, bir tabanca ele geçirilmiş, bir kişi gözaltına alınmıştır.
Tarih / Saat
09 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Bingöl / Genç’te, icra edilen operasyonda; tespit edilen bir sığınakta; üç kilogram TNT, 230 metre kablo, iki El Yapımı Patlayıcı düzeneği, bir piknik tüpü ve muhtelif yaşam malzemesi ele geçirilmiştir.
Tarih / Saat
09 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Şırnak / Merkez’de, İl Jandarma Komutanlığı unsurlarınca Şırnak-Uludere kara yolunda icra edilen Mayın / El Yapımı Patlayıcı arama faaliyetinde, bir adet El Yapımı Patlayıcı (Tuzaklanmış halde iki adet 12 kilogramlık mutfak tüpü) ele geçirilmiş ve imha edilmiştir.
Tarih / Saat
09 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Şırnak’ta, Irak Kuzeyi barınma alanlarından kaçan sekiz Bölücü Terör Örgütü mensubu terörist güvenlik güçlerine teslim olmuştur.
Tarih / Saat
09 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Kilis / Elbeyli’de sınırı yasa dışı yollarla geçmeye çalışan, DEAŞ Terör Örgütü mensubu iki kişi yakalanarak gözaltına alınmıştır.
Tarih / Saat
08 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Batman / Sason’da icra edilen operasyonda, arazide ve tespit edilen üç sığınakta; muhtelif cins ve miktarda yaşam malzemesi ile El Yapımı Patlayıcı hazırlamakta kullanılan malzemeler ele geçirilmiştir.
Tarih / Saat
08 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Diyarbakır il merkezinde Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristler tarafından kundaklanma sonucu ateşe verilen iki okul kullanılamaz hale gelmiştir.
Tarih / Saat
08 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Bursa / Yıldırım’da, Bölücü Terör Örgütüne yönelik icra edilen operasyonda; iki adet tabanca, beş adet pompalı tüfek, dokuz adet havai fişek ele geçirilmiş, sekiz kişi göz altına alınmıştır.
Tarih / Saat
08 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Kilis/Elbeyli’de sınırı yasa dışı yollarla geçmeye çalışan, DEAŞ Terör Örgütü mensubu yabancı uyruklu iki şahıs (biri çocuk), yakalanarak gözaltına alınmıştır.
Tarih / Saat
08 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Irak Kuzeyi Kandil, Hakurk, Zap ve Avaşin Basyan bölgesinde, Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristlere ait hedefler, düzenlenen hava harekâtı ile imha edilmiştir.
Tarih / Saat
07 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Diyarbakır/Silvan’da, Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristlerce önceden kara yoluna döşendiği tespit edilen bir adet El Yapımı Patlayıcı imha edilmiştir.
Tarih / Saat
07 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Tunceli’de icra edilen operasyonda, Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristlerce inşa edildiği ve kullanıldığı tespit edilen betonarme silah mevzileri imha edilmiş, yapılan aramada bir adet av tüfeği, 24 adet tabanca mermisi ile muhtelif yiyecek malzemesi ele geçirilmiştir.
Tarih / Saat
07 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Mardin/Nusaybin’de, Bölücü Terör Örgütü mensuplarına yardım ve yataklık yaptığı tespit edilen altı iş birlikçinin evlerinde yapılan aramada bir adet Kaleşnikof piyade tüfeği, üç adet Kaleşnikof piyade tüfeği şarjörü, 89 adet Kaleşnikof piyade tüfeği mermisi ve muhtelif örgütsel doküman ele geçirilmiş, olayla ilgili söz konusu iş birlikçi şahıs gözaltına alınmıştır.
Tarih / Saat
07 Aralık 2015
Cereyan Tarzı
Şırnak’ta, Irak kuzeyi barınma alanlarından kaçan sekiz Bölücü Terör Örgütü mensubu terörist, güvenlik güçlerine teslim olmuştur.

BAŞIMIZ SAĞOLSUN

TSK
  • Adı Soyadı: Çağlar İNAN
  • Rütbesi: P.Çvş.

Şanlıurfa'da askeri araç devrildi: 4 yaralı

Şanlıurfa'nın Ceylanpınar İlçesi'nde, Suriye sınır hattında devriye görevi sırasında devrilen askeri araçtaki 4 asker yaralandı

Şanlıurfa'da askeri araç devrildi: 4 yaralı
Şanlıurfa'nın Ceylanpınar İlçesi'nde, Suriye sınır hattında devriye görevi sırasında devrilen askeri araçtaki 4 asker yaralandı
Kaza, saat 21.00 sıralarında Suriye sınırındaki Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü arazisinde meydana geldi. Suriye sınır hattında devriye görevi yapan askerleri taşıyan Zırhlı Personel Taşıyıcı, Gümüşsuyu mevkiinde kontrolden çıkarak devrildi. Kazada, zırhlı araçta bulunan 1 uzman çavuş ile 3 er yaralandı.

Yaralı askerler, kazayı gören diğer askerlerin çağırdığı ambulanslarla Ceylanpınar Devlet Hastanesi’ne getirildi. Acil serviste tedavisine başlanan yaralı askerlerin sağlık durumlarının iyi olduğu açıklandı.

15 yıldır takip edilen adam nasıl Diyarbakır-Suruç-Ankara'yı planladı? / Ezgi Başaran

Öyle bir terörist düşünün ki... Emniyet'e izini kaybettiriyor ama kayıtlardaki numaradan arayınca gazeteciler dahi ona ulaşabiliyor.
Hürriyet’ten Fevzi Kızılkoyun imzalı haber, Ekim ayı sonunda bir iddia olarak ortalarda dolaşan bir bilgiyi teyit ediyordu: Diyarbakır, Suruç ve Ankara katliamları Ebubekir kod adlı IŞİD’li İlhami Balı’nın talimatıyla gerçekleşti.
IŞİD’in Türkiye emiri ya da IŞİD’in gümrük sorumlusu olarak tanınan Reyhanlı nüfusuna kayıtlı biri Balı.
Daha önce yazdığım Kilis Elbeyli’deki ‘taksiyle IŞİD’ci giriş çıkışlarını’ kontrol eden isim. Sözkonusu yazıda “IŞİD’çilerin Suriye gidiş gelişlerindeki organizasyonda özellikle Kilis Elbeyli’deki taksi duraklarının ciddi rol oynadığını söyleyebilirim” demiştim. (Detaylar için: http://goo.gl/bZaOPJ ) İşte o organizasyonu İlhami Balı yönetiyordu.
Yine geçen hafta başka bir kaynaktan öğrendiğimize göre IŞİD, Balı’nın görevli olduğu bölgeyi değiştirdi. Balı, Rakka’ya transfer olurken, onun yerine, yani tam bizim sınırımızın karşısına Ebu Şam El Ensari öncülüğünde kurulan 5 kişilik bir ekip getirildi.
Bu ekip ayrı bir konu.
Biz şimdi Diyarbakır, Suruç, Ankara katliamlarının beyni (Ebu Bekir) İlhami Balı’ya geri dönelim.
**
Fevzi Kızılkoyun’un haberine göre İlhami Balı 2002’den beri emniyetin takibindeydi. El Kaide üyeliğinden 3 yıl hapis yattı. Çıktı, 2012’de Suriye’ye gitti, El Nusra’ya katıldı. 2013’te de IŞİD’in bir üyesi oldu.
“İnsanlar üç satır muhalif yazı yazınca yıllarca hapis yatıyor da, El Kaide üyeliğinden içeri girmiş biri nasıl olup da 3 yılda serbest kalıyor, üstüne gidiyor IŞİD’e katılıyor” diye makul bir soru sorabilirsiniz.
Ama bence soru hakkınızı şimdi kullanmayın.
Çünkü bakın ne diyeceğim…
2014’e kadar Türkiye güvenlik güçlerinin takibinde olan İlhami Balı ile ‘irtibat’ kesilmiş.
Daha doğrusu Kobani olaylarından sonra Balı ‘izini kaybettirmiş.”
İşte bu son derece ilginç bir durum.
Neden derseniz…
Balı’nın sınırımızın hemen öte yanında konuşlandığını herhalde bir tek ben bilmiyorum. Emniyet yetkilileri de biliyor. Balı’nın yasadışı yollarla Türkiye’ye girip çıktığını biliyor. Hatta 1 Eylül 2015’teKilis’e bağlı Yavuzlar Köyü sınırında yaşanan silahlı çatışmanın bir parçası olduğunu da… O çatışmada bir asker şehit olmuş, bir asker de kaçırılmıştı.
Bakın ne diyorum 1 Eylül 2015… Ankara Katliamı’ndan 1 ay 10 gün önce…
İrtibatı kesildiği iddia edilen ve Kilis’e bir taksi uzaklığında konuşlanan İlhami Balı Türk askeriyle çatışıyor, birini şehit ediyor, birini kaçırıyor.
Bunlar yetmezmiş gibi 1 ay sonra da 109 kişinin canına mal olan bir katliamı organize ediyor.
**
Maalesef daha da bitmedi.
Ankara Katliamı’ndan sonra Habertürk gazetesinden bir ekip Antep’teki IŞİD yuvalanmasını anlamak için bölgeye gidiyor. İlahmi Balı’nın teknik takip belgelerine ulaşıyor ve o fezlekede görülen cep telefonunu arıyor.
Haberin muhabiri Güngör Karakuş anlatıyor: “Habertürk, herkesin peşinde olduğu o ismi, dinleme kayıtlarındaki telefon numarasından aradı. Telefonu faaldi ve çalıyordu. İlk aramada telefonu açan kişiye “Alo İlhami Balı” diye hitap ettik, “Kim arıyor” diye yanıt verdi. Ardından gazeteci olduğumuzu söyledikten sonra, kendisini aradığımız “0 543 662 .. ..” nolu telefonun Balı’ya ait olduğunu ve dinleme kayıtlarına geçtiğini söyledik ve “Bu numara size mi ait?” diye sorduk. Telefondaki kişi “Size bu soruyu sorma hakkını kim veriyor? Beni bulmak isteyen buraya gelir, adresim de belli yerim de” diye yanıt verdi. “Dinlendiğinizi biliyor musunuz?” diye sorunca da “Benim Allah’tan başka kimseden korkum yok. Sen kimsin? Gel buraya görüşelim...” diye konuştu ve telefon kapandı.”
Bu haberin tarihi 28 Ekim 2015.
**
Öyle bir terörist düşünün ki… Neredeyse 15 yıldır takip ediliyor.
Öyle bir terörist düşünün ki… El Kaide üyeliği suçundan hapis yatıyor fakat 3 yıl sonra serbest kalıyor. Kaldığı gibi cihatçı olmak üzere Suriye’ye gidiyor.
Öyle bir terörist düşünün ki… Türkiye’den IŞİD’e katılımların en yoğun olduğu 2014’te, hem de Kobani direnişinin yaşandığı dönemde ‘izini kaybettiriyor’ ve Emniyet’in takibinden düşüyor.
Öyle bir terörist düşünün ki… Kilis öte tarafından Türkiye’ye IŞİD’ci sokuyor, Türk askeriyle çatışıyor, şehit ediyor, rehin alıyor yine yeniden ‘takibe’ girmiyor.
Öyle bir terörist düşünün ki… Emniyete izini kaybettiriyor ama Emniyet’in takip ettiği telefon numarasını hala kullanıyor, gazeteciler dahi ona ulaşabiliyor.
Öyle bir terörist düşünün ki… Tüm bunlar olurken IŞİD’in Adıyaman hücresini yönetiyor, yani Diyarbakır, Suruç ve Ankara katliamlarının talimatlarını veriyor.
Şimdi bu nedir?
İş bilmemezlik mi? İstihbarat becereksizliği mi? Göz yumma mı? Yanlış strateji mi?
Ne olursa olsun, kesinlikle tüyleri diken diken etmesi gereken bir durum.

Rus uçakları, Türk semalarında gözlem uçuşu yapacak!


Rus uçakları, Türk semalarında gözlem uçuşu yapacak!
Rusya Savunma Bakanlığı 'Açık Hava Sahası Anlaşması' çerçevesinde Rus askeri uçağının Türkiye üzerinde gözlem uçuşu yapacağını duyurdu.
Sınırı ihlali yaptığı için düşürülen Rus uçağının ardından Rusya’dan “gözlem uçuşu” hamlesi geldi. Rus basınına konuşan Rusya Savunma Bakanlığı Ulusal Nükleer Risk Azaltma Merkezi Başkanı Sergey Rijkov, An-30B tipi gözlem uçağının bir grup uzmanla Türkiye üzerinde gözlem uçuşu yapacağını bildirdi. Uçuş güzergahı konusunda Ankara ile mutabakat sağlanacağı belirtildi.
FOTO:Cihan 4 boyunca uçması planlanan uçakların güzergahının maksimum 1500 kilometre olacağı açıklandı.

4 GÜN BOYUNCA UÇACAK

Erzurum’dan kalkacak olan uçağın 14-18 Aralık tarihleri arasında gerçekleştireceği gözlem uçuşunda, Rus askeri müfettişlere Türk askeri yetkililer de eşlik edecek. Türk askeri yetkililer uçuş sırasında hangi tür cihazların kullanıldığını ve anlaşmaya uyulup uyulmadığını kontrol edecek. Uçuş güzergahının maksimum 1500 kilometre olacağı kaydedildi.
Sergey Rijkov, gözlem uçuşunun amacını, “anlaşma içinde yer alan ülkeler arasında askeri alanlarda karşılıklı açıklık ve şeffaflık politikalarının geliştirilmesi ve güvenin artırılması, güvenliğin sağlamlaştırılması” olarak değerlendirdi.

ŞİMDİYE KADAR 32 UÇUŞ YAPTILAR

Açık Hava Sahası Anlaşması’na katılan devletler birbirlerinin hava sahasında gözlem uçuşları yapılmasına olanak sağlıyor. Anlaşmada 34 ülke yer alıyor. Rusya bu anlaşmaya 26 Mayıs 2001’de dahil oldu. Rusya bugüne kadar Türkiye üzerinde 32 gözlem uçuşu gerçekleştirdi.

EKİM AYINDA TÜRKİYE’NİN İSTEĞİ ÜZERİNE ERTELENMİŞTİ

Rus gözlem uçaklarının Eskişehir ve Diyarbakır hava sahasında 12-16 Ekim’de başlaması beklenen gözlem uçuşları, Türkiye’nin talebi üzerine belirsiz bir tarihe ertelenmişti. Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü Igor Konaşenkov, Türkiye’nin resmen erteleme talebinde bulunduğunu ve anlaşma çerçevesinde yapılan rutin uçuşların ertelendiğini söylemişti.

11 Aralık 2015 Cuma

Rus uçağı için kumpas soruşturması mı var

Türkiye ile Rusya'yı karşı karşıya getiren uçak krizinde Ankara'nın, gizli bir elin olup olmadığını araştırmaya başladığı iddia edildi.
Taraf'tan Hüseyin Özay'ın haberine göre, 5 dakikada 10 kez yapılan ve 16 saniye süren uyarıların, Rus pilota nasıl ulaşmadığı araştırılıyor.

İddiaya göre sabotaj ihtimalini mercek altına alan hükümet, üçüncü bir elin devreye girerek, uyarıların Rus pilotlara ulaşmasını engellemiş olmasından endişe ediyor.
Rusya, düşen savaş uçağındaki pilotun uyarıları duymadığını açıklamıştı.

Türkiye ile Rusya arasında büyük krize neden olan uçak düşürme olayındaki "bit yeniği" tartışması büyüyor. Tartışma, gazeteciler Cengiz Çandar, Fehmi Koru ve Abdülkadir Selvi'nin uçak düşürme olayında bir bit yeniği olabileceğine yönelik iddiaları ile başlamıştı.

Taraf'ın iddiasına göre, 24 Kasım'da Rus savaş uçağının düşürülmesi sırasında yaşananlar ile bu süreçte görev alan askerî ve sivil personel mercek altına alındı.

"BLOKEDEN"ŞÜPHE DUYULUYOR
Özellikle, Rus uçakları ile Türkiye arasındaki haberleşme sisteminin bloke edilmesinden endişe edildiğinin belirtildiği haberde şu iddialara yer verildi.
"Uçak düşürme olayının ardından Türk yetkilileri ile Rus pilotun yaptığı açıklamalar bu yöndeki şüpheleri arttırdı. Türk F-16'ların düşürdüğü Rus uçağından sağ kurtulan Rus pilot Konstantin Murakhtin'in, ısrarla "Biz Türk Hava Kuvvetleri'nin uyarısını duymadık" demesi Ankara'nın da kafasını karıştırdı. Bu sözler üzerine 5 dakika içinde 10 kez yapılan ve toplam 16 saniye 70 salise süren uyan - döneminde haberleşme sistemine müdahale olup olmadığı araştırılıyor. Yani uyarıların zaman aralığında üçüncü bir el vasıtasıyla, haberleşme sistemin bloke edilerek iki uçağın haberleşmesinin engellenmesinden endişe ediliyor.

ANKARA-ESKİŞEHİRDİYARBAKIR HATTINA TAKİP
Havacılık uzmanları, bu tür bir müdahalenin çok zor olduğunu öne sürüyor. Ancak hükümet, uçağın, düşürülmesiyle ilgili gri alan kalmaması için her türlü ihtimali değerlendirilerek, uçak düşürme sırasında yaşananların gün yüzüne çıkmasını istiyor. Bunun için de hava operasyonlarının kontrol edildiği Ankara, Eskişehir ve Diyarbakır hattında yaşanan haberleşme sistemi tüm yönleriyle inceleniyor. Ayrıca, söz konusu üç ayrı birimde görev alan personelin uçak düşürme olayı sırasında verdiği talimatlar da mercek altına alındı."

Tutuklanan Generallerin İtirazı Reddedildi

MİT TIR’ları soruşturması kapsamında tutuklanan iki general ve bir emekli albayın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi.
MİT TIR’larıyla ilgili İstanbul’da yürütülen soruşturma kapsamında Tümgeneral İbrahim Aydın, Tuğgeneral Hamza Celepoğlu ve emekli Albay Burhanettin Cihangiroğlu tutuklanmıştı. Askerlerin avukatları tutukluluğa itirazda bulunmuştu.
İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği, tutuklama kararının yerinde olduğunu belirterek itirazı bir üst mahkemeye gönderdi. İtirazı değerlendiren İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliği de tutuklamanın yerinde olduğuna karar verdi.

10 Aralık 2015 Perşembe

Tornado'lar geliyor, İncirlik'te hareketlilik arttı

ALMANYA'nın IŞİD'e karşı mücadele kapsamında görevlendirdiği Tornada keşif uçaklarının da konuşlanacağı Adana'daki İncirlik Üssü'nde hareketlilik arttı.

[Haber görseli]
Fransa'nın başkenti Paris'teki terör saldırıları nedeniyle Fransa'nın IŞİD ile mücadelede yardımını istediği Almanya, Suriye'deki uluslararası koalisyonu desteklemek amacıyla bölgeye bin 200 asker, bir fırkateyn ve Tornado tipi askeri keşif uçakları gönderme kararı almıştı. Almanya Federal Meclisi'nden çıkan tezkerenin ardından Schleswig Holstein eyaletindeki Jagel Üssü'nden bugün öğle saatlerinde havalanan 2 Tornado keşif uçağı İncirlik'e gelmek üzere yola çıktı.
[Haber görseli]Türk- ABD Ortak Savunma Tesisi olan İncirlik Hava Üssü'nde konuşlanacak olan toplam Tornado uçaklarını yanı sıra Airbus A400M tipi bir nakliye uçağıyla ilk etapta 40 asker de görevlendirildi. Almanya keşif uçağıyla koalisyon ortaklarının Suriye, Irak'taki operasyonlarına destek olacak ancak bombardımana katılmayacak. Almanların göndereceği diğer 4 uçak ise önümüzdeki günlerde İncirlik'te olacak.
BOMBA YÜKLÜ UÇAKLAR İNİP KALKIYOR
Öte yandan İncirlik Hava Üssü'nde sabah erken saatlerden itibaren yoğun hava trafiği yaşanıyor. Pistten kalkış yapan bomba yüklü Türk ve yabancı savaş uçakları ile bomba yüklü insansız hava aracı predatör bir süre sonra tekrar iniş yapıyor. Ayrıca İncirlik Hava Üssü'ndeki pistin girişine de askerler sabah erken saatlerde 2 çadır kurdu. Çadırların etrafındaki askeri hareketlilik dikkat çekiyor.
Bölgeye gidecek Alman askerlerine Schleswig-Holstein Eyaleti’nden de 40 asker katılacak. Haberde, askerlerin iki Tornado uçağıyla birlikte yola çıkacak olan kargo uçağıyla İncirliğe ulaşacağı yer aldı. Suriye üzerinde ilk keşif uçuşlarının Ocak ayından itibaren yapılacağı belirtiliyor.

Alman Parlamentosu Bundestag, geçtiğimiz hafta IŞİD’le mücadele kapsamında bölgeye 1200 asker, 6 Tornado keşif uçağı, bir fırkateyn ve bir tanker uçağı ile askeri uydu gönderme kararı almıştı.