Mayıs ayında ordunun sınırı geçtiği istihbaratı üzerine Karargâh’tan bilgi isteyen hükümet, hemen birlikleri geri çekip olası krizi de önledi
PKK’nın referandum öncesinde bölgede yoğunlaştırdığı saldırılarını gerekçe gösteren Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), geçen mayısta birliklerini, hükümete haber vermeden Kuzey Irak sınırının ötesine gönderdi. Bazı birlikler hududu geçerken, tankların da Türkiye-Irak sınırına yürüdüğü öne sürüldü. İddiaya göre ABD ordunun bu hareketliliğini Ankara’ya iletince hükümet bilgi sahibi oldu. Bu gelişme üzerine Karargâh’tan bilgi isteyen hükümet, harekâtın bir an önce durdurulmasını istedi.
ABD’nin sürece direkt müdahale ederek TSK’ya “vururuz” uyarısı yaptığı da iddia ediliyor. Bölge milletvekilleri de TSK’nın Irak sınırına mayıs boyunca devam eden ve ay sonunda yoğunlaşan sevkıyatını doğruladılar.
İlk bilgi Davutoğlu’na geldi
Taraf’a konuşan hükümete yakın bir kaynak, “Türkiye yakın bir süre önce çok vahim bir olayın eşiğinden döndü. Ordu hükümetin bilgisi dışında tankları sınır ötesine yürüttü. Harekât son anda engellenebildi” dedi. PKK saldırıları sonucu hayatını kaybeden asker sayısındaki yoğun artışın Karargâh’ta infial yarattığını kaydeden kaynak, şunları söyledi: “Vahim olan hükümetin ordunun hareketliliğinden haberi olmamasıydı. İstihbarat, Washington tarafından o sırada ABD’de de bulunan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na iletildi. Davutoğlu apar topar bu bilgiyi hükümete bildirdi. Hükümet derhal Karargâh’tan bilgi istedi ve bu hareketliliğe derhal son verilmesini istedi. Orduya harekât emrini kimin verdiği konusunda ise net bir isim telaffuz edemeyiz. Ama o dönemde Kara Kuvvetleri Komutanı Işık Koşaner’di ve böylesine bir gelişmenin, Karargâh’ın emir komuta zinciri içerisinde gerçekleştiği aşikârdır.”
Sözkonusu iddialara konu olan tarihte Kara Kuvvetleri Komutanı görevindeki Orgeneral Işık Koşaner, ağustostaki YAŞ toplantısında Genelkurmay Başkanlığı’nı Orgeneral İlker Başbuğ’dan devralmıştı.
ABD: Müsamaha göstermeyiz, vururuz
Edinilen bilgiye göre Washington, ordunun hükümetten habersiz sınır ötesi harekât için hareketlendiği istihbaratını, İsrail’in Gazze’ye yardım taşıyan gemilere yaptığı saldırının ardından BM Güvenlik Konseyi’nin acil toplantısına katılmak üzere 31 Mayıs 2010 tarihinde Şili üzerinden ABD’ye geçen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na iletti. Washington bununla da yetinmeyerek Karargâh’a “Irak’ın toprak bütünlüğüne karşı, Türk hükümetinin ve uluslararası kuruluşların bilgisi dışında girişilecek herhangi bir fiili hareketliliğe karşı müsamaha gösterilmeyeceği” mesajını iletti ve açıkça “vururuz” uyarısında bulundu. Karargâh’ın da, hükümetin ve ABD’nin açık uyarıları üzerine sınır ötesi operasyondan son anda vazgeçtiği belirtiliyor.
Uyarmadık, tavsiyede bulunduk
Öte yandan, ordunun fiili sınır ihlalini doğrulayan Taraf’ın ulaştığı iyi haber alan Batılı kaynaklarsa, ABD’nin TSK’ya “vururuz” şeklinde bir uyarısının olmadığını, söz konusu telkinin, harekâtın Türkiye ve Irak ilişkilerini zedeleyeceği kaygısıyla yapıldığını kaydettiler. Aynı kaynaklara göre, mayıs ayı sonlarında hafif silahlarla donatılmış Türk ordusuna ait bir kara birliği, bir grup PKK’lıyı kovalamak için Irak sınırından bir buçuk kilometre kadar içeriye girdi. Ancak bu harekâtta tanklar devreye girmedi. Hareketliliği saptayan ABD istihbarat birimleri, hükümeti konuyla ilgili olarak bilgilendirdi. Türk hükümeti de kendilerine, birkaç saat süren sınır ötesi harekâtın durdurulduğu ve birliğin geri çekildiği notunu iletti.
TSK yoğun sevkıyat yapmıştı
PKK, referandum öncesi yoğunlaştırdığı saldırılarına 13 ağustosta yaptığı bir açıklamayla 20 eylüle kadar ara verdiğini ilan etmiş, ancak bu tarihe dek bölgede PKK’lılar ordu ile defalarca kez sıcak temasa girmişti. Bu çatışmalarda çok sayıda asker yaşamını yitirdi. Karargâh’ta infial yarattığı iddia edilen bu saldırılar üzerine, TSK’nın mayıs ayı boyunca bölgeye yaptığı asker ve teçhizat sevkıyatı dikkat çekiciydi. Söz konusu sevkıyat ay sonunda daha da arttı. 30 Mayıs 2010 tarihinde de Van istikametinden gelen ve komando askerleri taşıyan 25 araçlık konvoy Hakkari Dağ ve Komando Tugayı’na itti. Taraf’a konuşan bölge milletvekilleri de ordunun hareketliliğini doğruladılar.
Hava Kuvvetleri sınır ötesine geçti
TSK 20 Mayıs 2010’da da Hava Kuvvetleri’ne ait uçaklarıyla sınırı geçerek Hakurk ve Zap bölgesinde bulunan 50’ye yakın PKK hedefini vurdu. Diyarbakır’da 2’nci Hava Kuvvet Komutanlığı 8’inci Ana Jet Üssü’ndeki hareketlilik, Hava harekâtının ardından da sürdü. Hava kuvvetlerine ait F-16 savaş uçakları ilerleyen günlerde de düzenli aralıklarla Irak sınırına doğru yöneldiler. Genelkurmay sınıra yakın pek çok bölgeyi 15 Mayıs ve 1 Eylül tarihleri arasında “Geçici güvenlik bölgesi” ilan ederek, insan giriş çıkışını yasakladı. Bu dönemde TSK hareketliliğini fark eden ve Türkiye ziyaretine hazırlanan Mesut Barzani gelişmelere sert tepki göstermişti. Bölgesel Kürt Yönetimi’nin resmî internet sitesinde yer alan açıklamada “Bölgesel Kürt Yönetimi bu operasyonları, Irak devletinin egemenliğine el uzatma ve yerinde olmayan bir iş olarak adlandırıyor. Bu yerinde olmayan bombardımanın durmasını istiyoruz” denmişti.
Dizai: Sorun ABD ve Türkiye arasında
Kürdistan Federe Bölgesi Dışilişkiler Sorumlusu Sefin Dizai, Taraf’a konuştu. Dizai, “Referandum döneminde, Türkiye’nin bölgenize bir operasyon yapması gündeme geldi mi? Siz bu konuda Amerika’yı uyardınız mı?” sorusuna, şu yanıtı verdi: “Yapılmadığına göre böyle bir şeye gerek duyulmamıştır. Bu, Türkiye ve Amerika’nın kendi sorunudur. Bu konuda bir bilgim yok fakat 2007 ve 2008 yıllarında bir gerginlik vardı. Bu durum şimdi ortadan kalmıştır. Bugün böyle bir şey sözkonusu değildir.”