| Balyoz Darbe Planı davası kapsamındaki tutuklamaların TSK’da zaafiyete yol açıp açmayacağı tartışılıyor. TSK’da hastalık, izin, seyahat gibi nedenlerle bir subayın görev yerinden garnizonu terk edecek şekilde ayrılması durumunda yerine altındaki en kıdemli subay vekalet ediyor. Kimin yerine kimin geçeceği her sene yayımlanan Kıdem Sıra Kitabı’nda açıkça belirtiliyor. Kıdem sırası için öncelikle harp okulu mezuniyet yılına daha sonra ise mezuniyet sıralaması ve görev yaptığı yıllardaki sicil notuna bakılıyor. Komuta kademesindeki bir subayın yerini en kıdemli birlik komutanı, karargâhtaki bir subayın yerini ise en kıdemli karargâh subayı alıyor. Balyoz’dan sonra komuta Görevlendirmelerde “sınıf” da göz önünde bulunduruluyor. Bir piyade subayının topçu birliğine, tankçı subayın istihkâm birliğine komuta etmesi gibi bir durum söz konusu olmuyor. Kurmaylık durumunda ise sınıf farkına bakılmıyor. Balyoz tutuklamalarının ardından Elazığ 8. Kolordu Komutanı Korgeneral M. Korkut Özarslan’ın yerine Doğu Beyazıt Tugay Komutanı Tuğg. Osman Erbaş, Gaziemir Ulaştırma Okul Komutanı Tümgeneral İhsan Balabanlı yerine Albay Ramazan Turan, 4. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Kasım Erdem’in yerine Albay Eşref Arık vekalet etmeye başladı. Atamalara ilişkin bilgi talep ettiğimiz Genelkurmay Başkanlığı, “Balyoz davasıyla ilgili hiçbir sorunun yanıtlanmayacağını” bildirdi. Taraf ’ın sorularını yanıtlayan emekli Kurmay Albay Mesut Ülker, TSK’nın bu tip durumlarla ilgili hem sorumluluk taşıma hem de nitelik olarak herkesin yerini dolduracak kişilerin bulunduğunu kaydetti. Ülker, “Ne tatbikat ne de savaş durumunda bu tür ayrılmalar hiçbir zaafiyet yaratmaz. Tatbikatlar yapılacaktır” dedi. | ||||
Harbiye, askerlik, askeriye, savunma ile ilgili tüm gelişmeler, eleştiriler, asker-siyaset ilişkisi, askeri operasyonlar, gibi ve benzeri haberler, köşe yazıları, dosyalar buradan aktarılmaya çalışılacak.