Kayseri'de görev yaptığı sırada Korgeneral Rıdvan Ulugüler'in imzasını kullanarak ''resmi belgede sahtecilik'' yaptığı iddia edilen astsubay Ali Balta'nın yargılanmasına devam edildi. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesindeki duruşmada, Hava Pilot Korgeneral Rıdvan Ulugüler ve avukatı Necmi Kapar, Balta'nın avukatları Mustafa Dokumacı ve Okan Yılmaz ile katılan Milli Savunma Bakanlığının avukatı Ayşe Erdoğan Göde hazır bulundu. Tutuksuz sanık Ali Balta ise duruşmada hazır bulunmadı.
Duruşmada ''mağdur'' sıfatıyla ifade veren Korgeneral Ulugüler, olay nedeniyle zarar gördüğünü bildirerek, Balta'dan şikayetçi olduğunu beyan etti ve davaya katılma talebinde bulundu. Davaya katılma talebi kabul edilen Ulugüler, ifadesinde, 2 Mart 2009'da mesaiye başladığında, görevli personelin, kendisinin imzasının olduğu sahte evrakın, İhale Komisyonu Başkanlığına gönderdiğini bildirdiğini kaydederek, şunları söyledi:
''Bir de baktık ki, bu evrakın bizimle ilgisi yok. Tarafımızdan yazdırılmış bir evrak değil. Ben, böyle bir evrak hazırlanması konusunda bilgi vermedim. Bu ilk girişim değildi, daha önce de benzer girişimlerde bulunulmuştu. İsmimi ve imzamı kullanarak, beni ve Türk Silahlı Kuvvetlerini küçük düşürmeye yönelik olarak nitelendirilebilecek bu eylem konusunda Lojistik Komutanlığı ile Hava Kuvvetleri Komutanını bilgilendirdim. Bilgiler DYS'den yayınlanmıştı. DYS'nin kontrolü Hava Kuvvetleri Komutanlığındaydı. Komutanlık gerekli incelemeyi yaptı ve aynı gün belgenin gönderildiği bilgisayarı tespit etti. Bilgisayarın bulunduğu oda emniyete alındı, kapısı kilitlendi. Belgeyi ve odayı, müteakip gün gelen savcıya teslim ettik.''
Korgeneral Ulugüler, sanık avukatlarının, ''Ali Balta'yı daha önce tanıyıp tanımadığının ve 'şüpheli personel' olarak takip edilip edilmediğinin sorulması'' yönündeki talebi üzerine, ''Balta'yı tanımıyorum. 2 bin 500 personel vardı. Sanığın ismini, olay meydana geldikten sonra öğrendim. Dolayısıyla takibe de aldırmadım'' ifadelerini kullandı. Sanık avukatlarının, ''bilgisayar imajı alınmadan, bilgisayarda incelemeye neden izin verdiği'' yönündeki soruları üzerine ise Korgeneral Ulugüler, olay meydana çıkınca, görevli iki yüzbaşının ilk değerlendirme yaptıklarını söyledi. Ulugüler, ''Teknik konuları çok iyi bilmiyorum. Personel, bilgisayarın imajının alınıp alınmayacağı hususunda herhangi bir talepte bulunmadı. Ben de onların teknik olarak ne şekilde çalıştığını bilmiyorum'' diye konuştu.
-TANIK BEYANLARI-
Duruşmada, olay tarihinde sahte evrakın gönderildiği bilgisayarın bulunduğu odada görev yapan 1 yüzbaşı, 2 sivil memur ve bir emekli işçi ''tanık'' olarak dinlendi. Tanık Hava Personel Yüzbaşı Serhat Yayman, olay tarihinde İcra ve Koordinasyon Kısım Amiri olarak görev yaptığını bildirerek, personel sıkıntısı nedeniyle personel işlem kısmında görevli Balta'nın, amirlerinin bilgisi dahilinde zaman zaman bulundukları odaya geldiğini ve bilgisayarda çalıştığını anlattı.
Balta'nın, 2 Mart 2009'da, saat 16.00 sıralarında kendilerinin bulunduğu bölüme gelerek, o sırada izinde olan bir astsubayın bilgisayarını kullandığını ifade eden Yayman, Balta'nın 1 saat kadar bilgisayar başında kaldığını, ekranın arka kısmının kendisine dönük olduğu için de Balta'nın ne yaptığını bilmediğini söyledi.
Yayman, Balta'nın bir ara şu an emekli olan, olay tarihinde ise sivil fotoğrafçı olarak çalışan Mevlüt Süzen'e yardım ettiğini kaydetti. Diğer tanıklar da ifadelerinde, akşam saatlerinde Balta'nın odaya gelerek, izinde olan bir astsubaya ait bilgisayarı kullandığını anlattılar. Sanık avukatlarının soruları üzerine tanıklar, soruşturma aşamasında ne şekilde ifade vereceklerine ilişkin kendilerine herhangi bir yönlendirmede bulunulmadığını bildirdiler. Olay tarihinde sivil fotoğrafçı olarak görev yapan daha sonra ise emekliye ayrılan tanık Mevlüt Süzen, olay günü Balta'da USB cihazı gördüğünü, ancak bilgisayara takıp takmadığını görmediğini söylerken, diğer tanıklar Balta'da USB cihazı görmediklerini beyan ettiler. Sanık Balta'nın avukatları, tanık ifadelerine karşı daha sonra beyanda bulunacaklarını bildirdiler.
Duruşma, bazı tanıkların ifadelerinin dinlenmesi ve diğer eksiklerin giderilmesi için ertelendi. Sanık Balta, önceki celse mahkemeye 2 sayfalık yazılı savunma vermişti. Balta, savunmasında özetle, soruşturmayla ilgili 4 Mart 2009'da verdiği ifadeyi kabul etmiş, 7 ve 11 Mart 2009'daki ifadeleri ise hukuka uygun olmayan yöntemlerle alındıkları gerekçesiyle kabul etmemişti. Balta, kabul etmediğini ifadelerdeki imzaların kendisine ait olduğunu, ancak ifade içeriğini kendisinin oluşturmadığını öne sürmüştü.
Balta, kendisine ait olduğunu kabul ettiği 4 Mart 2009'daki ifadede ise sahte evrakın gönderildiği bilgisayarın bulunduğu odaya 2 Mart 2009'da saat 14.00'ten sonra gitmediğini savunmuştu. İddianamede, Balta'nın, Kayseri'de görevli bulunduğu sırada, ''askeri personelin girmesinin sakıncalı olduğu yerler'' konulu emirdeki Korgeneral Rıdvan Ulugüler'in imzasını sayısal ortamda sahte belgeye naklederek ''sahte resmi belgeyi kullanma suretiyle resmi belgede sahtecilik'' ve ''astlık-üstlük münasebetlerini zedeleme, amir veya komutanlara karşı güven hissini yok etmeye matuf hareketlerde bulunma'' suçlarını işlediği ileri sürülüyor.