İkinci iddianamede 3 yeni sanık var
Ergenekon soruşturmasına ilişkin hazırlanan ikinci iddianamede, ”Darbe Günlükleri”nin yer aldığı öğrenildi. İddianame, Malatya’da 3 kişinin öldürüldüğü Zirve Yayınevi cinayetleri ve Gazi Mahallesi olaylarına değinildiği, Üzeyir Garih ve Hrant Dink cinayetlerinin yer almadığı bildirildi. Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. Özden Örnek’e ait olduğu belirtilen günlüklerde Eruygur’un ’darbe girişimi’ olarak nitelelendirilen faaliyetleri uzun uzun anlatılıyor. Günlüklere göre, ’Ayışığı’ve ’Sarıkız’ adlı hazırlıklar, dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök’ün karşı çıkması üzerine uygulamaya konulamıyor.
Günlüklerde Oramiral Örnek, Jandarma Genel Komutanı Org. Şener Eruygur için ”Kışkırtıcı rol oynuyor“ yorumları yapılıyor, İşte ididanameye giren günlüklerdeki Eruygur’la ilgili bölümler:
’Eruygur kıştırtıcı’
22 Eylül 2003: Komutanlar Jandarma Komutanlığı’nda özel olarak konuştuk. Şu kararı aldık:AKP hükümetini vazgeçirmek için neler yapılması konusunda yapılan hazırlıklar bu hafta Genelkurmay Başkanı’na takdim edilecek.(...)Eğer bizle aynı fikirde veya yakın ise yolumuza devam edeceğiz. Eğer bir işlem yapılmasını kabul etmezse kendisine ”Ya sen çekil yahut da biz çekiliyoruz “ diyeceğiz. (...) Ortalıkta sezdiğim kadarı ile Eruygur kışkırtıcı rol oynuyor. ”İllaki bir şeyler yapılmalıdır “ diyor. Geçen yıl neler olduğunu biz bilmiyoruz. Ne olduğunu sordum, Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Aytaç Yalman cevap vermedi ama hep ”geçen yıl biz bunu gördük, bu adam korkak bir şey yapamaz. Hükümet ile aynı düşüncede, farklı bir düşüncesi olmaz “ deyip duruyorlar. (Özkök kasdediliyor.)
’Sarıkız’ kararı
6 Aralık 2003: Eruygur’un isteği üzerine jandarma sosyal tesislerine gittik. Bir AKP milletvekili tekkelerin açılmasını isteyince rahatsız olduk. Toplandık. Yalman: ”Rahatsız oldum ve kendime göre şöyle bir plan yaptım. Aralık ayında bunların, Cumhurbaşkanı’nın Başbakan Erdoğan ile görüşmelerini bekleyip eğer ocak ayı içinde bir hareket olmazsa istifa edeceğim.” İtiraz ettik. Eruygur: “Buna gerek yok. Kabul etmiyoruz. Daha yapacağımız çok şey var.” AY’ın istifa etmesini kabul etmedik. Ve kendimize göre bir eylem planı yapmaya karar verdik.
Basını ele geçirmeye çalışacaktık.
Rektörler ile temas edip öğrencileri sokağa dökecektik.
Sendikalar ile aynı şekilde hareket edecektik.
Sokaklara afiş astıracaktık.
Dernekler ile temas edip onları da hükümet aleyhine teşvik edecektik.
Bütün bu olayları yurt çapında yapacaktık.
Yukarıdakiler SARIKIZ olarak anılacaktı. Ayrıca ALABANDA isimli bir proje verdiler. (...)Ersöz’ün brifingi 19 Aralık 2003: Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanı yaptıkları faaliyetler ile ilgili olarak sadece bana özel bir birifing verdiler. (...) Tedbirler içersinde afiş asmaktan gazetelerde ilanlar vermeye kadar değişen hal tarzları vardı. Çalışmaya “Cumhuriyet Platformu” ismini vermişler.
’10 Mart’ta yapalım’
3 Şubat 2004: Komutanlar Jandarma Genel Komutanlığı’nda toplanmışlar ve Eruygur onlara bana Salı günü takdim edilen hazırlıkları göstermiş ve yapılan üst düzeydeki bazı yöneticilerin konuşmalarına ait ses kayıtlarını dinletmiş. Bunların çoğu AKP’ye danışmanlık yapan kişilermiş ve Kıbrıs sorununu nasıl halletmeyi düşündüklerini ve bu konuda neler yaptıklarını anlattıkları kayıtlarmış. Takdimin sonunda Hava Kuvvetleri Komutanı ve Jandarma Genel Komutanı hemen 10 Mart’ta ihtilal yapalım diye bastırmaya başlamışlar. Kara Kuvvetleri Komutanı onları şimdilik frenlemiş ve bunun için daha zamanın uygun olmadığını beklememizi salık vermiş. Jandarma Genel Komutanı benimle görüşeceğini söylemiş ve dağılmışlar.Kara Kuvvetleri Komutanı bu konudan çok rahatsız olmuş. Bana sen ne düşünüyorsun, dedi. Ben de düşüncelerimi anlattım. “Bir ihtilal için zeminin hazır olması gerekir, yani halk ihtilali istemelidir.”
Özkök: Belgeler elimde
15 Mart 2004: Eruygur aradı. “Genelkurmay Başkanı her şeyi biliyor. Biraz önce beni aradı. biraraya gelmemiz lazım” dedi. Kendisine neleri bildiğini sordum, “Jandarma tesislerinde Ömer İzgi ile yemek yediğimizi biliyor. Hemen hemen her şeyi biliyor” dedi.
16 Mart 2004: Genelkurmay Başkanı’nı görmeye gittim. (...) “Bütün belgeler elimde, bunları devletin arşivlerine geçireceğim, bu tarihi bir görevdir. Şener’in yaptıkları yetkisini aşmaktadır. Kendi tesislerinde eski Meclis Başkanı ve rektörler ile de görüşme yapmış. Bunları nasıl yapar” dedi.
Eruygur direniyor
24 Nisan 2004: Bugün Kıbrıs’ta referandum yapılıyor. Jandarma Genel Komutanı ile Hava Kuvvetleri Komutanı hala bozuklar. Amaçları illaki darbe yapalım ve AKP’yi uzaklaştıralım. Yapalım da, Kara Kuvvetleri Komutanı olmazsa nasıl olur, bunu düşünen yok. Şener hala darbeye ümidini bağlamış durumda, “Çok erken çözüldük, daha direnmeliydik” demez mi. (...)
Darbe Günlükleri’nde Tolon’un adı 1 kez geçiyor
Günlüklerde 3 Aralık 2003’te YAŞ hazırlık toplantılarında dönemin Ege Ordu Komutanı Hurşit Tolon söz alarak şöyle diyor: “Bu iktidar ne olduğunu ortaya koydu. Ancak takiyyeye başvuruyor. Arkasında ABD, AB var. Bunlar Ortadoğu’yu 1915’te yaptıkları gibi şekillendirmek istiyorlar. Seçimden önce ikaz etmezsek önümüze aşamayacağımız bir engel çıkacaktır. ” Günlüğün 19 Ocak 2004 tarihli bölümünde ise Tolon’un bir köy gezisinde “” Kıbrıs’ta ver-kurtul’cu olanlar vatan hainidir “şeklindeki sözlerinin basında yerattığı yankılara yer veriliyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder